``Sevmek``: SEVGİYİ TARİF ETMEYE KALKSAM, SENİ ANLATIRDIM DÜNYAYA . . .
Korkunun olduğu yerde aşk yoktur. Cesarettir sevmek. Düzenlere,oyunlara,kötülüklere meydan okumaktır. Sevmek; uzaklaşmaktır yalandan,bencilliği hiçe saymaktır. Bir başka açıdan da inanmaktır sevmek.Gerçekten inanmaktır, tümden inanmaktır. İnsan sevince; sevdiğine bütünvarlığı ile teslim olmamışsa, yeteri derecede sevmemiş demektir. Ve ona kayıtsız şartsız inanmıyorsa, sevgiden bahsetmeye bile hakkı yoktur.
Kıskançlık; inancımızın bütünlüğü ölçüsünde besler aşkı. Şüpheyse öldürür.Şüphenin olduğu yerde inancın yeri olmaz. Sevgiden bahsedilemez orada.Kıskançlıksa; kutsal bir duadır, dudağında sevenlerin.
Sevmek; var olmaktır bir bakıma,derinden bakılınca yokluğa benzer.Sevmek bütünlenmektir. Çok seven eksildiğini zanneder,oysa artmaktır sevmek, çoğalmaktır. Çevrenin gözlerimizden silinmesi, önce bir eksilme hissi verir insana. Fakat o her şeyimizi varlığı ile doldurdukça arttığımızı anlarız. O bir tek kazanç, bütün kayıplarımıza bedeldir.
Bir an gelir; her şeyi onunla değerlendirmeye başlarız. O bugün mutluysa yaşamak güzeldir. Kabımıza sığmayız. Şarkılar söylemek gelir içimizden. O kederliyse, gözlerimizde herşey kederlidir artık. Bütün güzellikler bir bir yitirirler anlamlarını. O anlarda ölümü düşünür de, yine ölemeyiz kurtulamamak için.
Yanmaktır, tutuşmaktır sevmek ve yaşadıkça hiç sönmemektir. Dinle, sana sevmenin ne olmadığını söyleyeceğim önce. Ne olduğunu sonra anlayacaksın.
Dinle, sevmek alışveriş değildir. Geometri değildir, aritmetik değildir. En değerli şeydir belki, ama karşılığında hiçbir şey alınmaz. Karşılıksız bir çeke atılmış kuru bir imza değildir sevmek. İskambil kağıdı değildir, zar değildir, bir dilim değildir, hesap pusulası değildir sevmek.
Sevginin bedeli yine sevgiyle ödenir, altınla değil. Sevilmekse; sevmenin mükafatıdır ancak, karşılığı değil. Bir sevgiye eş bir başka sevgi olamaz. Çünkü her sevgi birbirinden büyüktür. Sevgi tartılamaz, sevgi ölçülemez. Sevgi; gram değildir, mesafe değildir. Derinlik sanırsınız, yüksekliktir o. Sevgi; dudak değildir, göz değildir, saç değildir. Sandalye değildir sevgi, yatak değildir, çarşaf değildir. İçki değildir, içemezsiniz fakat herşeyden güzeldir sarhoşluğu. Geçip karşısına seyredemezsiniz, manzara değildir, tablo değildir, heykel değildir. Okuyamazsınız kitap değildir. Bilmece değildir, çözemezsiniz. İsteseniz de içinizden atamazsınız. Kan değildir, kesip damarınızı akıtamazsınız. Siz ağladıkca o güçlenir içinizde. Akmaz, gözyaşı değildir. Kuş değildir uçmaz, çiçek değildir koklanmaz. Bitmez çile değildir. Ne desen o değildir sevmek.
(ALINTI)
CEVAPLAR
lezce user
15.01.2010
Üye (299 Puan)
Ben sana saygı gösteriyorsam sende bana gösterceksin, ya adam gibi seveceksin
yada sırtını dönüp gideceksin. Sahiplenmeyeceksen,rahatsızda
etmeyeceksin! Ya var olacaksın, ya da hiç olmayacaksın. Ya bu işe can
Koyacak sonsuz olacaksın, ya da hiç başlamayacaksın. Ya hepsin yada
koca bir hiçsin. Ya benimle bensin yada hiç birşeyimsin!
lezce user
15.01.2010
Üye (299 Puan)
Gidene kal demiyeceksin
Gidene kal demek zavallılara
Kalana git demek terbiyesizlere
Dönmeyene dön demek acizlere
Hak edene git demek asillere yakışır
Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme
Yoksa değersiz olan hep sen olursun
Düşün,
Kim üzebilir seni senden başka
Kim doldurabilir içindeki boşluğu, sen istemezsen
Kim mutlu edebilir seni,sen hazır değilsen
Kim yıkar, yıpratır, sen izin vermezsen
Kim sever seni,sen kendini sevmezsen..
Her şey sende başlar..biter.
Yeterki yürekli ol tüketme
Tüketme içindeki yaşama sevgisini
Ya çare sizsiniz, ya da çaresizsiniz
Öyle bir hayat yaşadım ki,
Cenneti de gördüm, cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki;
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyide
Bazıları seyrederken hayatı en önden
Kendimi bir sahnede buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişlerdi ki;
Okudum, okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım, hem güldüm halime
Sonra dedim ki; söz ver kendine
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı biliyorsan, düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredeceksin..
NIETZSCHE
lezce user
15.01.2010
Üye (299 Puan)
Şeyh Sadi derki: Aşk`a uçma kanatların yanar... Mevlana der ki Aşk`a uçmadıktan sonra kanat neye yarar... Yunus Emre de der ki: Aşk`a vardıktan sonra kanadı kim arar.
lezce user
15.01.2010
Üye (299 Puan)
Fuzuliye Sormuşlar : Sevmek Mi Daha Güzeldir, Sevilmek Mi ? -Sevmek Demiş... Çünkü, Sevildiğinden Hiçbir Zaman Emin Olamazsın !
lezce user
15.01.2010
Üye (299 Puan)
sevgili ......
bu güzel karmasık etkileyici ve ruhuma hareket katan bir kadına ilk ve son defa asık olmamın hikayesi.
birlikte olsakta olmasakta kalbim ve ben kaderimin her zaman o insan olmak olduguna inanacagım.
birbirimizi bir daha hiç görmezsek ve bir gün yürürken yanında bir sey hissedersen bil ki o seni nerde olursan ol nerde olursan ol sevecek olan kalbimdir...
Hayalinin sırdaşlığına talip olduğum şu günlerde, çaresizliğin ipsiz uçurumlarında hayatla pazarlık içerisindeyim yine... Sana karşılık herşeyim yada sensizliğe karşılık yine herşeyim, nefesimi sunuyorum hayata... korkusuzca... düşünmeden... tereddüt etmeden... tek bir damla göz yaşı bile dökmeden... aksine inadına tebessüm ederekten...
Geçmişin hangi çıkmaz sokağında kaldı mutluluk hayalleri yada hangi kaldırım taşının arasına doluştuda orada unutuldu sevda sözleri... Hangi yemin için bedel ödedi yüreklerimiz cehennem ateşini tatmamak adına yada hangi dönülen yemin için günahkar olmayı göze aldın sevgilim...
Sus yine sus suya yansıyan aksin gibi... Sus yine sus uyandırma içimdeki sevda meleklerini... Sen sustuğunda, hayallerimdeki yerdesin... Sen sustuğunda, bir şizofreninin hiç olmamış sevgilisisin... Sen sustuğunda, sözcüklerin devleştiği yerdesin...
Sus sevgili... Hayallerimce sus...
lezce user
15.01.2010
Üye (299 Puan)
Bitiyor zaman. Tüm saatler kum saatinin içinde birbiri üstüne yığılıyor. Sahte mutluluklar giyiniyor sözcükler. Sen-ben savaşında imtiyazsız yarınlara bugünden açıyorum gözlerimi. Savaşacak kadar bile yakın olmayışımızı bilirim. Bilirim, acı verişindir bu kadar sözcük dizdiren. Ömrümü ömrünün ardında sürüyen...
Aynaları kırıldı mutluluğumun. Söz dinlemeyen yanımı artık çok iyi tanıyorum. Ayağım takılıyor bir acıya ve yokluğunun üstüne düşüyorum.
Hala üşüyorum...
İğne deliğinden geçiriyorum sevdayı. Sen oluyor nakışımın adı. Bir an sen oluyorum anlayışsız, vurdumduymaz... Sonra bana dönüyorum. Bak hala ağlıyorum... Harf harf işlerken kelimelerimi, şimdiden yerleştiriyorum acılarımı parmaklarımın ucuna. Son düşen cemreyi de ayırıyorum payıma.
Kapatıyorum gözlerimi. Hadi git yâr, geldiğin gibi. Acıttığın yerden tüm acılarımı da topla git hadi.
Anlamadım yâr
Sen mi yâr olmadın yoksa ben mi yarenlikten uzaktım? Hangi kıyıya vurmuştu aramızdaki eksik o taş? Hangi şarkıda yarım kalmıştı notamız? Hangi satır içine sığdırabilmişti de seni; sen bulunmazım olmuştun?
Ah yâr sana bağlamazsam sözcüklerimi, hep anlamsızlık oluyor yüreğimin dili. Sana bağlandığında da gözyaşına paralel oluyor. Yok, mu önümde senden gayri gidecek bir yol?
İçim yine aynı mısra´ları tekrarlıyor
Yamaçlarımda senli güzel düşlerim var
Ama düşlerime damlayan zehir de sensin yâr
Bulamadım yâr. Seni bu kadar ararken kendime bir mutluluğu da bulamadım. Zamandan bir bir çalıp saatleri sızlayan yanlarıma kattım. Ben acıyı aşka yama yaptım. Hafife almadım duyuları. Kuytu köşelerde ölümüne besledim sevdayı. Acıydı bildiğim aşkın ön adı.
Hiçbir şehre sığmadı yüreğim. İstanbul sen de yüreğimi ayaklarına doladın. Ve sen düştün ben kanadım. Ezildim, yarama yine koskoca bir kenti bastım.
Büyük bir uykudan ibaret sandım satırlarda yaşamayı. Kelimeleri vurdum kumsallara. Canımı ağrıttım ardında. Ve bir taş daha attım içimin karanlık dehlizine. Hüzün meskenine kilitli aşk hangi makamı kabul ediyordu ki sözlerine? Hangi yaram düşlerimi sana vurduğumda acı damlatmıyordu?
Gerçeğimde olmayan yâr gönlümden git!
Hadi git!
Ben sarsılan bir şehrin enkazı olmaya razıyım.
Ben, yine kâbuslar saklarım yatak başlarımda.
Ve sana şiirler biriktirmekten vazgeçerim.
Sessizliğimin sesini dinlerim bir sonbahar sabahında...
Alıntı........
lezce user
15.01.2010
Üye (299 Puan)
Aşkı yazarken bazen ellerim acıyor…Tıpkı yüreğim gibi…
Kaçtıkça o beni kovalıyor ``Bir daha aşka dair yazmayacağım!Bana aşkı yazdırmayın!`` diye düşünsem de ya aşk beni buluyorya da aşıklar Ya aşk vuruyor yüreğime yada yüreğimde aşk acıyor…
Bu sefer ``aşk cinayetleri`` başlıklı haberler takıldı gözlerime ve yüreğime Neredeyse hergün gazete köşelerine yansıyor aşk cinayetleri Yazık… Hem kızıyorum hem üzülüyorum Aşkından intihar edenlere de katil olanlara da… Ölenlere de kalanlara da… Yakanlara da yananlara da…
Aşk zehir olmamalı…Aşk gibi bir duyguyla ``cinayet`` gibi bir kavram yanyana yakıştırılmamalı
Sevdiğinin canını alan bir insanın sevgisine kim inanabilir? Evladını boğarak öldüren bir annenin sevgisi ne kadar sevgi ise aşk cinayeti de o kadar aşk tır…
Aşk su gibi hayat vermeli insana Ama zehir oluyor bazılarına!… Neden?
Ne yaşamayı öğretebiliyoruz ne de sevmeyi…
Ne mutluluğu anlatabildik ne de imtihanı…
Ne hayatı anlatabiliyoruz ne de ölümü…
Anlayacağınız şudur ki; kavuşmak için sevilmez!!!… Bilmelisiniz ki ``kavuşmak`` kadar ``özlemek`` de güzeldir Kimbilir belki ``aşkın kendisi`` kavuşmaktan daha güzeldir?
Ve şunu asla unutmayın!
Kulak verin bu sese
Aşk bilekte yaşanmaz yürekte yaşanır
Yürekte yaşanan aşk kavuşamadığını kırmaz… Kıramaz… Çünkü kıyamaz
``Mangal gibi yürek`` derler ya… ``Aşk`` içinde mangal gibi bir yürek lazım yumruk olmuş bir bilek değil!!!
Aşk’a dair yazmayacaktım ama yinede yazdım Aşk yazılacak bir duygu değil Yazılamaz yaşanır Aşkı yazmakta zor yaşamakta…
Allah yaşayanlara sabır versin
Aşkı yazarken bazen ellerim acıyor…Tıpkı yüreğim gibi
lezce user
15.01.2010
Üye (299 Puan)
Aşk, bir ideale ulaşabilmek için ruhun kanatlanmasıdır. MOUPASSANT
Gerçek aşkta ne vefa vardır, ne de cefa. MEVLANA
Gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir.TOLSTOY
Aşk, kendisini doğuran nesnenin iyi mi, kötü mü olduğunu biz katiyen farketmeksizin bizde uyandırılabilen bir tutkudur. DESCARTES
Aşk, insan türünü sürdürmek için bireye kurulmuş bir tuzaktan başka bir şey değildir. SCHOPENHAUER
Bir aşktan kurtulmak, aşık değilken aşık olmaktan daha güçtür. LA ROCHEFOUCAULD
Aşkta asla sevmemek, sevilmek için en emin yoldur. LA ROCHEFOUCAULD
Aşk, insanda bulunan değerlerin en ulvi ve ilahi olanıdır. OSCAR WILDE
Aşk, imkansız birçok şeyi mümkün kılar. GOETHE
Aşk ve bağlılık en güzel çelenkleri örer. GOETHE
Aşk dediğimiz şey, arzulanan bir varlıkta bulacağımız tada susamaktan başka bir şey değildir. MONTAİGNE
Aşk, güzelliğin aracılığıyla çoğalma arzusudur. SOKRATES A
Aşk, değişmeyince ölür. AHMET HAŞİM
Acıkmış bir aşk, öğütlerle beslenemez. J.J. ROUSSEAU
Aşk, insanı sürükleyip götüren eşi bulunmaz bir taşıt aracıdır. BALZAC
Aşk olduktan sonra saadetsiz yaşanabilir. DOSTOYEVSKİ
Aşk öyle bir saltanattır ki, zevali yoktur. MEVLANA
Aşk, güzelliğin aracılığıyla çoğalma arzusudur. SOKRATES
Aşk meyinden içen aşık ayrılmaz. AŞIK VEYSEL
Aşk, kalbimizin saygısız misafiridir. Bize sormadan gelir bize sormadan gider. CENAP ŞAHABETTİN
Aşk, kızıl gibi geçirilmesi gereken bir hastalıktır. TOLSTOY
Mevcut bir aşkı uzun zaman gizleyecek veya bulunmadığı yerde onu var gibi gösterecek bir yüz örtüsü yoktur. LA ROCHEFOUCAULD
Aşk, akıllı, aptal demeden, bütün insanlara bulaşan bir hastalıktır. ALBERT CAMUS
Gerçek aşk, karşılık olarak hiçbir şey beklemediğin yerde başlar. EXUPERY
Gerçek aşk, tıpkı cinler, periler gibidir: bahsini herkes eder, ama gözüyle görmüş olan pek azdır. LA ROCHEFOUCAULD
Aşk, büyüktür ama sonsuz değildir. BALZAC
Aşk, bıkmakla ölür, unutmakla gömülür. LA BRUYERE
Yeni bir aşk, yeni bir dert demektir. BALZAC
Aşk, insana vakar, ağırbaşlılık, hatta güzellik verir. BERNARD SHAW
Aşk ancak ondan kaçmakla yenilebilir. FENELON
Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki. MEVLANA
Aşktan kurtulmak, ona tutulmak kadar kolay değildir. THOMAS HARDY
Gerçek aşk çok nadirdir, ama gerçek dostluk derecesinde değil. LA ROCHEFOUCAULD
Aşklar, ovaları kaplamış olan muazzam ordulara benzer… Daha dün, bütün ihtişamı ile orada iken, bugün ararız, yerinde yeller eser. MONTHERLANT
SEVGİ;Bir şeyi çok sevmek, insanı o şeye karşı kör ve sağır yapar. HZ. MUHAMMED (S.A.V.)
Sevmeye başlayınca eskisinden bambaşka bir insan olduğumuzu anlarız. PASCAL
Sevmeden evlenmek, inanmadan ibadet etmek kadar alçaklık olur. ANTON ÇEHOV
Amaç, sevgi uğruna ölmek değil, uğrunda ölünecek sevgi bulmaktır. SHAKESPEARE S
Yalnız seni sevenleri sevmek sevgi değil, değiş tokuştur. CENAP ŞAHABETTİN
Nasıl kafa sayısı kadar düşünce çeşidi varsa, kalb sayısı kadar da sevgi çeşidi var demektir. LEO TOLSTOY
Sevgi, bilgi ve çalışmanın ne vatanı olur, ne gümrük duvarları, ne de üniforması. SİGMUND FREUD
Sevilmek umuduyla sevmek insanidir. Fakat sevmek için sevmek, meleklere mahsustur. ALPHONSE DE LAMARTİN
Sevgin yoksa dost arama. ŞADİ ŞİRAZİ
Sevgi bir inanç davranışıdır. İnancı az olanın sevgisi de azdır. ERİCH FROMM
Gerçek sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde eksilmeyendir. YAHYA B. MUAZ
Sevdiğini elde edemezsen, elde ettiğini sevmeye çalış. CORNEİLLE
Kalpler silahla değil, sevgi ve yüksek gönüllülükle yenilirler. SPİNOZA
Sevmek acı çekmektir, sevmemekse ölmek.. ARİSTOTELES
Sevgi her zaman karşılık görür, kin de.. DOSTOYEVSKİ
Hiç kimse, hiçbir zaman çok sevildiğinden yakınmamıştır. LEO TOLSTOY
Sevilmeden sevmekten daha feci bir şey yoktur. TURGENYEV
İnsan sevilmeyince bayağılaşıverir. VİCTOR HUGO
Kendini sevenin rakibi olmaz. BENJAMİN FRANKLİN
Sevgi ne kadar büyükse kederi de o kadar büyük olacaktır. SPİNOZA
İkinci bir sevgi bulamazsak, birincisine uzun müddet bağlı kalırız. LA ROCHEFOUCAULD
Sevmek, bir başkasının hayatını yaşamaktır. BALZAC
Sevmemek elimizde olmadığı gibi, ölünceye dek sevmek de elimiz de değil. LA BRUYERE
Sevmek birbirine değil, birlikte aynı noktaya bakmaktır. EXUPERY
lezce user
15.01.2010
Üye (299 Puan)
Diyorsun ki;
İçimde sana dair henüz oluşmaya başlayan bir kıpırtı var.
Diyorsun ki;
Seni hayatıma katmak istiyorum.
Diyorsun ki;
Mutluluk varılacak yer değil yürünen yolsa gel beraber yürüyelim.
Kulağa çok hoş geliyor söylediklerin biliyor musun?
Bilinmeze açılan yolun karşı konulmaz çekiciliği, sınırsızca paylaşabilmek, bu yolculuğun daha bir çok yolculuğu beraberinde vaat ettiği masmavi bir ufuk düşlemek.
En çok da özlemlerimin ve tüm yaşamak istediklerimin gerçekleşme olasılığı sımsıcak bir düş gibi tepemde dolanıyor.
Boğazda bir vapur düşlüyorum sonra.
Vapurda omzumun yanıbaşında başka bir omuz. Yanımda durmasından sevinç duyduğum.
Yüzümü okşayan rüzgar. Sevebileceğim başka bir yüzle paylaşmaktan gocunmadığım.
Bedenimde dolanıp dizlerimin bağını çözdüren tatlı bir telaş düşlüyorum.
Güzellikler kuşanıyorum sözcüklerinden. Dünyayı kurtaracak güzellikler hem de.
Diyorum ki;
Yalnızlığımdan hoşnutum ben.
Diyorum ki;
Kendini ve o kıpırtını alıp gidebildiğince uzağa git benden.
Yalnızlığıma ilişme..
lezce user
15.01.2010
Üye (299 Puan)
Uzaklaş.Yoksa sana dokunurum, Yoksa yasak tanımam, Günahkar olurum, günahım olursun. Kaç, görme. Görürsen hatırlama, Hatırlarsan ağlama. Gelme. Yoksa sana dokunurum, Dudaklarına konarım, Gözlerini esir alırım, Kölem olursun. Gecelerce kölen olurum, Didik didik ederim hayatını, Benden başkasına yaşatmam seni. Tarihini vururum, anılarını asarım, Yüreğine saplarım kendimi. Bedeninde yatıya kalırım, Teninde beklerim geleceğimi. Yaklaşma. Seni alırım,Senin olurum. Özgürlüğüm yoldaş olur yanına, Sensiz düsüncelerim toprak olur. Taparım sana, Yatağına tapınak derim, Yüzünde güneşler beklerim. Gitmezsen sana dokunurum. Sahiplenirim seni, Sana aşkı yaşatırım, Daha küçük aşklara katlanamazsın
lezce user
15.01.2010
Üye (299 Puan)
Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes... ``Üşüme`` diye seslenmeni isterdim... Bir el olmanı isterdim, bir kol... ``Özledim`` deyip sarılmanı... En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma... Gelseydin ve yaslasaydım başımı omuzuna, ağlasaydım doya doya ... Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi bilirim. Kirpiklerimde yağmurlar dumanlanmazdı...
Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının kokusundan öpmek, içime çekmek ve serin soluğundan içmek, sana sarılmak, kucaklamak, uçmak isterdim…
Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı... Bütün dallar kesik... Yokluğun buz gibi soğuk... Üşüyorum... Yüreğim donmuş sanki, gözlerim de...
Ateşler içinde bedenim... Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey ısıtmıyor artık. Bütün uzuvlarım uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar...
Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. Kirpikleri kırılan bir zamanın teninde ağrılı şiirler topluyorum gecelere...
Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk. Yakacak bir şeyimde yok…
Ağlıyorum, buza dönüşüyor gözyaşlarım… Ağlıyorum, akıp gidiyor gözyaşlarım çağlayanlara… Bakakalıyorum ardından çaresiz…
Ah! bir el olsan dokunsan alnıma, okşasan saçlarımı bir anne şefkatiyle.. Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum... Bir gül olsaydın bahçemde, koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin... Bir göz olup baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içindeki hüznü... Ah! bir bilsen nasıl sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki akasya...
Susuyorum artık derin derin... Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya
anlaşılmaya... Oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, hicranımı bir tılsımla...
Gel, yalnızlığıma arkadaş olsun sevgin, umut olsun... Gel ağlayan gözlerimi sil, ki, hesapsızca,sınırsızca, sevsin yüreğim. Bir adımız Aşk olsun...
Gel, yüreğim ol, bedenim ol, her ölümümde yeniden hayat ver. Elim, ayağım, canım ol... Gecem - gündüzüm ol... Ağlayan gözlerim ol ve her damlada yeniden doğur umudu... Yeniden yarat ki, seni ne kadar özlediğimi anlatayım dünyaya, ne kadar çok sevdiğimi ...
Önce sen gel sevgilim solmadan resimler, şiirler sislenmeden... İslenmeden geceler ... Sonra ölüm gelsin... Sonra ölüm gelsin...
Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi....
lezce user
15.01.2010
Üye (299 Puan)
morrow der ki: evet aşk anlatılamıyor ancak yaşanabiliyor
*mümkünü yok ifadesinin
*bir tanımı yok
*her yürekte başkadır tarifi
*aşk milyarlarcadır
lezce user
15.01.2010
Üye (299 Puan)
ruyayorumu aşk`a inanan bir hayalperesttir. kendi aşkını sadece şu şekilde tarif edebilir:
Kendi olarak, sana gelen-
sana gereksinimi olmadan, seni isteyen-
sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen-
kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan- -
Ben, işte...
lezce user
15.01.2010
Üye (65 Puan)
emeğinize , yüreğinize sağlık
tüm yazılarınız birbirinden güzel..
gerçek seveni,gerçek sevdayı,AŞK`I bulabilmeniz temennisiyle
sevgiyle kalın..
lezce user
17.01.2010
Üye (2 Puan)
Bana çılgın diyorsun, seni sevdiğim için. Yanılıyorsun, sevmek çılgınlık değil. Sevmek insan tarafımızı bulmamızdır bence. Biraz da yaklaşmamızdır Tanrıya zaman zaman.
Dünyada sevmeyenlere, sevemeyenlere acımalı. O ot gelip, ot gidenlere acımalı. Sevebilen insan kendini keşfetmiş insandır. Talihli insandır. Çektiği bütün acılara rağmen; mutlu, kıvançlı insandır o. Aşktır yücelten bizi ve derinliğimiz aşktandır. Gerisi boş, yalan.
Sevmekle sevilmek ayrı şeyler... Sevilmeyi çoğaltmak, ona bir başka şekil vermek, daha da yoğunlaştırmak onu elimizde değil. Oysa ki sevgimizi dilediğimiz gibi yoğurabilir, dilediğimiz şekli verebiliriz ona.
Sevmekte gücümüz var, irademiz, aklımız var. Biz varız sevmekte. Sevmek yaratmaktır bir bakıma. Sevilmekse; yaratılmak.
Demek ki biz seninle birbirimizi yaratıyoruz durmadan. Sen beni yaratttıkça güzelsin işte ve ben seni yarattıkça güçlüyüm, daha da bir insanım.
Beni sevmeseydin yine bir şey değişmeyecekti benim için. Sen biraz eksik kalacaktın, biraz sen kaybedecektin. O kadar.
Şimdi insanların en güzeliyiz, en iyisiyiz elbette. Seviyoruz, seviliyoruz.
Sevgimi anlamadığın ve ona saygı göstermediğin anda ölebilirim. Karşılık vermediğin anda değil.
Birbirimizi yeniden yaratmaya devam edelim.
Ümit Yaşar
lezce user
17.01.2010
Üye (299 Puan)
Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes... ``Üşüme`` diye
seslenmeni isterdim... Bir el olmanı isterdim, bir kol... ``Özledim``
deyip sarılmanı... En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim. Kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma...
Gelseydin ve yaslasaydım başımı omuzuna, ağlasaydım doya doya ...
Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde
yağmurlar dumanlanmazdı biliyorum...
Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının
kokusundan öpmek, içime çekmek ve serin soluğundan içmek, sana
sarılmak, kucaklamak, uçmak isterdim;
Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı... Bütün dallar kesik...
Yokluğun buz gibi soğuk... Üşüyorum... Yüreğim de donmuş sanki.
Gözlerimde...
Ateşler içinde bedenim... Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey ısıtmıyor artık. Bütün uzuvlarım uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar...
Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. Kirpikleri
kırılan bir zamanın teninde, ağrılı şiirler topluyorum gecelere şimdi...
Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini
yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk. Yakacak bir
şeyimde yok;
Ağlıyorum, buza dönüşüyor gözyaşlarım; Ağlıyorum, akıp gidiyor gözyaşlarım çağlayanlara; Bakakalıyorum ardından çaresiz;
Ah! bir el olsan dokunsan alnıma, okşasan saçlarımı bir anne
şefkatiyle.. Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum... Bir gül
olsaydın bahçemde, koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin
derin... Bir göz olup baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içindeki
hüznü... Ah! bir bilsen nasıl sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi
dudağımdaki gelincik, kapımdaki akasya...
Susuyorum artık derin derin... Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı
gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya anlaşılmaya...
Oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı,
hicranımı bir tılsımla...
Yüreğim kanrevan, dikenler acımasız, ayaklarım kırık koşamıyorum artık doruklara, menzil uzak...
Gel. Yüreğim ol seher gülüm, her ölümümde bana yeniden hayat ver. Elim
ol, ayağım ol, canım ol... Gecem - gündüzüm ol... Ağlayan gözlerim ol
her damlada yeniden doğur beni, yeniden doğur umudumu. Her öldüğümde
yeniden yarat ki, seni ne kadar özlediğimi anlatayım yeryüzündeki bütün
canlı cansız varlıklara, ne kadar çok sevdiğimi ...
Önce sen gel sevgilim solmadan resimler, şiirler sislenmeden... İslenmeden geceler ... Sonra ölüm gelsin...
Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor.
lezce user
18.01.2010
Üye (65 Puan)
Ölebilmektir Sevmek!
Sen sevgi nedir bilirmisin arkadaş?????
Zaman zaman bir kuzunun melemesidir sevmek,
Elleri göklere açılanların duası,
Yanaklara dökülen yaşların mimarıdır sevmek,
Sevmek tapmaktır,sevmek ölmek,için için yanmaktır sevmek,
Geceleri uykusuz kalmak,uyanıkken rüyaya dalmaktır sevmek,
Satlerce yolları adımlamak,
Düşlerine daldığın güzel günlerin hatırı,
Kalbinin çarpıntısıdır sevmek,
Sevmek ağlamak,sevmek gülmektir,sevmek sevilebilmektir,
Bazan yaşamak,bazan ölmektir sevmek,
Kayan yıldızlara bakıp tutulan dileklerdir sevmek,
Bulutlardan dökülür yağmur olur bazan,
Zemheride çıkan güneş gibidir sevmek,
Sen sevgi nedir bilirmisin arkadaş????
Sevgi ağaç`tadır sevgi yeşil`de,sevgi yanıbaşındadır,
Kalbinin gümler gibi çarpması,
Kanının dikine akmasıdır sevmek,
Görmeyenlerin aynası görenlerin dünyası,
Aşıkların yanmasıdır sevmek,
Sen sevgi nedir bilirmisin arkadaş????
Sevmek Leyla,dadır sevmek Mecnun da,
Sevmek Kerem`dedir sevmek Aslı`da,
Dağları delmek yollara düşebilmektir sevmek,
Dertli dertli bir siğara yakıp,
Derin derin bir of çekmektir sevmek,
Yaşlı anaların ellerindeki nasırda,
Dertli babaların helal terindedir sevmek,
Yuvadaki kuşta yoldaki taşda,
Eğilen başta dökülen yaştadır sevmek,
Sen sevgi nedir bilirmisin arkadaş????
Bazan bir tutam gonca gül olur,
Bazan bir kadeh şaraptır sevmek,
Sevmek acıdır sevmek tatlı,
Şubat soğuğunda yakar bedenini,
Temmuz sıcağında üşütür ellerini,
Ve paylaşabilmektir bir lokma ekmeği,
Bir elmanın iki yarısıdır sevmek,
Karşılıksız sevebilmek,yollara düşebilmektir,
Ve ölümü göze alabilmektir sevmek,
Sen sevgi nedir bilirmisin arkadaş?????
Sevgi budur işte ağlayabilmek gülebilmek,ölebilmektir sevmek.....
lezce user
18.01.2010
Üye (65 Puan)
Sevmek
Sevmek
Güzel hem de çok
Sevmek
Kötü hem de çok
Sevmek
Bir yerden sonra
Omuz silkmek güçte olsa
Sevmek
Kendinde var bildiğim
Ama sürekli gözaltında
Sevmek
İçi kıvılcım dolu sözcük
Sevmek
Sonradan nefrete eş değer tutmak
Sevmek
Unutmayı unutmamak
Sevmek
Özlemi dost bilmek
Sevmek
Bir dere gibi nazlı
Sevmek
Bir şiir içli
Sevmek
Yalan
Sevmek
En büyük gerçek
Sevmek
Gülmek, ağlamak
Sevmek
Dakikaları saymak
Sevmek
Bitimsiz gibi görünen bitimli
Sevmek
Okyanus dalga dalga
Sevmek
Bir damla
Sevmek
Umut yüklemek
Sevmek
Birden bire değişivermek
Sevmek
Beklemek
Sevmek
Kucak kucak anı
Sevmek
Sıcak bir düşünce
Sevmek
Büyük bir trajedi
Sevmek
Bir şeyler gizlemek
Sevmek
Bir türlü söyleyememek
Sevmek
Bülbül gibi şakımak
Sevmek
Çiçekleri dile getirmek
Sevmek
Kaçmak
Sevmek
Kovalamak
Sevmek
Başlangıcı güzel olan
Sevmek
Bitimde bitimsizi aranan
Sevmek
Dağ kocaman
Çıkarken bir heyecan
İnerken korku taşıyan.
lezce user
19.01.2010
Üye (299 Puan)
Bir hikâye anlattım kalbine...
Hüznü peşine takan yaralı bir kuş misali,
Ayrılık vadilerin de kaybolan bir genç``in hikâyesi.
Her yanına ayrı bir ümit bağlamış,
Ve her merhem``e yara olmuş umutlarıyla,
Gecenin geldiğinden habersiz, hep karanlık için de.
Belki de doyamadığı tozpembe bir masaldı istediği
Ve sonunda yine o masallarla çöktü yere.
Akşamsefalarında saldırdı kudurmuş hüzünler
Ve sabrım yetmedi gönlümün devrik cümlelerine...
Ben martta kapıdan baktım,
Derinde alev aldı umut dolu odalarım,
Ve küle dönen her yaranın altından sen doğdun.
Ben her ateşte yeniden yandım,
Ama ısınamadım…
Sesiz bir serzenişti kalbimin söylettikleri,
Ve bugün anladım hikâyemin şizofren cümlelerini.
Duyuyor musun dilimdeki sevdanın renklerini.
Seni anlatıyorlar, sana kızışıyorlar her biri.
Bir kalem nasıl anlatabilir bu duyguları,
Ya da bir söz nasıl ifade edebilir karanlık içindeki ışık kümelerini.
Yüreğimin kral dairesinde hapis sana ait yüklemlerim.
Seninle başlayacak yeni hikayemin sonunda özgür kalacaklar.
lezce user
19.01.2010
Üye (299 Puan)
Her aşk bulunduğu kalbin şeklini alır.` Ve her kalp yaşadığı aşk kadar şekillenir. İnsanları ikiye ayırmak adettendir. Çünkü anlamanın yolu ayırmaktan geçer. Bütün eşya birlikten yana koyarsa hükmünü kimin kim olduğu muamma olur diye; çeşitten yanadır dünyanın günü. Bunca çeşit arasında ayırmalıdır o vakit birbirine uyanlar ile uymayanları. Akıllılar ve aklı kıt olanlara diye önce. Güzeller ve çirkinler diye sonra. Padişahlar ve cariyeler diye. Daire tamamlanır gibi olduğunda her işin hem başı hem sonu olarak; aşka gücü yetenler ve aşka gücü yetmeyenler diye latif bir çizgi çizilmelidir kul ile kul arasına ve dahi kul ile eşya arasına.
Söz işte burada çatallanır. Kainatın dili aşktan yana söyleyip durduysa ve alemlerin Rabbi bunca güzelliği sadece Muhammed`in aşkına ``ol`` kıldıysa her kul bilemese de gönlünün çapını kendini aşka gücü yetenlerden sayar. Herkesin aşkı kendinedir taşıyabildiği kadar. Kolayından taşınabilseydi her aşk her sevda sözün hükmü uçurur muydu gücünü yedi iklimden öte.
Her aşk önce gözde başlasa da bilinçtir aşkı güzelleştirip değiştiren. Evet sahibinde saklı her aşk değiştirir her şeyi. Önce sahibini değiştirir. Sonra sahibinin gözünden bütün dünyayı. Kim ki aşık bir yüze düşürür kendini kendinden önce keşfeder kendini. Çünkü aşığın aynası billurdandır. Hataların günahların yok olduğu bilurdan. Güzelliğin katmerleşip merhametin engin deniz hükmünde dalgalandığı.
Her aşk önce gözde başlasa da bilinçtir aşkı güzelleştirip değiştiren. Evet sahibinde saklı her aşk değiştirir her şeyi. Önce bir güzelin resmi düşer bilincin sudan berrak yüzüne. O resim değiştirir idrakin her türlü kıvrımını. O resimden önce ve o resimden sonra diye ikiye ayrılır hayat hiç birleşmemecesine.
Ben bilinç dedikçe siz yaban düşürseniz söze. Olsun. Bu hikayenin güftesi bilince düşmüş olsun yürekten evvel. Hapseden ve dahi hıfz eden bilinçtir. Onun içindir ki aşkın tamama ermesi bilincin yitmesiyledir.
Öylesine yaşanmış aşklar vardır ki yakıp yıktığı gönüllerin harabesinden her çağda yeni çıralar tutuşturur. Hayatın bir geleneği vardır. Bunca değişmedeyse de her şey biz biz olduğumuzu nereden anlayacağız diye telaşa düşmüşken duyguların hiç değişmeyen yüzü geçip çağdan çağa bulur bizi. Duygularda devam eder hayatın geleneği.
Yaşayan insan kadar yaşanılmış aşk yoksa da; aşka düşen her sevdalı kendi yangının ilk bilir. Yaşarken yaşayanlar ilk bilir de onca aşkın satır aralarından tanığı olan okuyucu onca aşkı nasıl yerleştirir hafıza bohçasına? Şurada ben aşıkken okuduklarım. İçindeyim her satırın. Ve kahramanıyım her duygunun. Yaşanılanların aktarıcısı değil harfler. Benden bana giden yol. Ben olmasam o satırlardaki aşk ta yok. Leyla ile Mecnun yok. Arzu ile Kamber yok. Kerem ile Aslı yok. Hüsrev ile Şirin hiç yok. Hiç yok diye bunca keskin ise vurgu hiçlikten varlık bulacak yüzlerce yıl öncesinin aşkı. Sen varsın ve ey okuyucu oradasın. Öyleyse yeniden şekillenir bütün geçmiş zaman aşkları.
lezce user
19.01.2010
Üye (299 Puan)
Dün ``canım`` olan yarın ``düşmanım`` olmaz benim...
Yaşananların hatırı hep saklı kalır Hatırları sorulur selamları hep alınır...
``SİLDİKLERİM`` vardır bir de ! Onlar yanlışlarım ve pişmanlıklarımdır Adları anılmaz hatırları sorulmaz sadece beddualarımdır...
Vicdanla birlikte... ``ŞEREF`` ararım ben sevdiklerimde;
Her zaman doğru değildir elbet seçimlerim... Zaman gelir ``ŞEREFSİZLERİ`` de severim...
Her yerde gözüm kulağım vardır benim ``Eksik söylemek yalan söylemek değildir !`` mantığındaki Beni değil kendini kandırır yalnızca...
Bilmezden gelişlerim aptala yatışlarım Kaybetme korkumdan değil karşımdakilerin yalan söyleme potansiyellerine olan merakımdandır...