tr en sk zh ru ro pl nl it fr es el de cs  
AnaSayfa lezbiyen Haber lezbiyen Makale lezbiyen Sinema lezbiyen Seri ilan lezbiyen İtiraf lezbiyen Duvar lezbiyen Magazin lezbiyen Eğlence lezbiyen Astroloji lezbiyen Forum lezbiyen Sohbet

Foruma hoş geldiniz


KONU [Forumlar] [Konular]
lezce Tarih : 25.01.2011

Üye
(96 Puan)

      Sosyal Hayat:
Çoğumuz sadece mekanlara gidip çılgınca sarhoş olup dans etmiyoruz değil mi? Bunun dışında da yaşadığımız bir sosyal hayat mevcut. Gittiğimiz şehirler, izlediğimiz filmler ya da tiyatro oyunları, heyecanla beklediğimiz konserler, yeni açılmış ya da yeni keşfedilen mekanlar, kesinlikle gidilmeli denilen yerler... Neden birbirimizi önermiyoruz, bilgi vermiyoruz? Biraz sosyal hayatımıza renk katalım...  
 
 
CEVAPLAR
lezce user 25.01.2011

Üye
(96 Puan)


    “CAM”;
BU OYUN KADINA DAİR ÇOK ŞEY SORGULATACAK!

Levent Kazak’ın yazdığı, Laçin Ceylan’ın yönetmenliğini üstlendiği yeni tiyatro oyunu “Cam”; Ocak ayında perdelerini açacak. Başarılı oyuncular Dolunay Soysert, Mete Horozoğlu, Deniz Çakır, Bülent Alkış ve Selen Uçer’in rol aldığı oyun; kadının sosyal konumuna özellikle dikkat çekerek kadına dair birçok şeyi sorgulatacak.

Alışılmadık kurgusuyla tiyatro severlere şaşırtıcı bir deneyim sunan “Cam”; kocasından boşanmak üzere olan bir resim öğretmeninin atölyesinde geçiyor. ‘Kadın’ın sosyal konumu, insan ilişkileri ve hayatın sürprizleri hakkında izleyiciyi derin sorgulamalara yönlendiren “Cam”; aynı şekilde başlayan bir hikayenin, anlık bir karar ve bir rüzgar esintisiyle nasıl iki farklı yöne akabileceğini şaşırtıcı kurgusuyla gözler önüne seriyor.

“Cam”da; 9. Afife Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu” seçilen Dolunay Soysert, “Nefes-Vatan Sağolsun” filminin yüzbaşısı, “Vay Arkadaş – Manik, Tik, Dildo”nun “Dildo”su Mete Horozoğlu ile “Yaprak Dökümü” dizisindeki “Ferhunde” rolüyle tanınan Deniz Çakır’ın yanı sıra sevilen oyuncular Bülent Alkış ve Selen Uçer rol alıyor. İki perdeden oluşan “Cam”ın yardımcı yönetmenliğini Zeynep Ocak üstlenirken, dekorlarını Barış Dinçel hazırlıyor. AYSA Prodüksiyon Tiyatrosu’nun yeni oyunu “Cam”; Ocak ayında izleyicilerin karşısına çıkacak.

KADINLAR NE İSTER?
Levent Kazak’ın yazdığı, Laçin Ceylan’ın yönettiği tiyatro oyunu “Cam”; perde açtı. Oyunda Dolunay Soysert, Selen Uçer, Deniz Çakır dışında Mete Horozoğlu ve Bülent Alkış da rol alıyor.

■ Kim kimdir bu oyunda?
Deniz Çakır: İpek cesur, geçmişle yaşamayan, rahat, flörtöz, hoyrat, acılara kafa yormayan biri. Ferhunde geçmişe takıktı, İpek’in maddiyatla işi yok.

Dolunay Soysert: Rüya duygusal, kozası, hayalleri olan bir kadın. Bazı olaylardan sonra nevrotik bir karakter haline geliyor. Duygusallık asabiyet ve isyankârlık olarak ortaya çıkıyor. Herkes iyi ve herkes kötü bu oyunda. En iyisi bile aklından kötülük geçirir.

Selen Uçer: Neslihan çağrı merkezinde çalışan, başından kötü bir evlilik geçmiş, diğerlerine göre daha orta sınıf bir kadın. Bildiği tek şey çalışmak. Erkekleri çözmüş değil ama daldaki üzümü toplamayı biliyor.

■ Kadınlar ne ister?
D.Ç.: Güvenmek ister. Bir şey eksik, herkes stresli. Yanındakinin elini tuttuğunda “Oh be” demek ister. Ben anlaşılmak da isterim.

D.S.: Ben çok talepkâr bir kadınım, bir sürü şey isterim ama her şeyden önce sevgi isterim. Sevgi doğru hareket ettirir. Çok klişe biliyorum ama önemli.

S.U.: Kadın anlaşılmak, duyulmak ister. Türkiye’de kadın rolleri hep kötü. İçlerini görmüyoruz.

■ Oyunda “Bir rüzgâr eser hayatın değişir” gibi bir replik var. Size de oldu mu böyle bir şey?
D. Ç.: Biri girer hayatıma, bir kitap okurum; hayatım değişir. Hayatım rüzgârlarla dolu benim.

D.S.: Bilmeden yaşamış olabilirim. Hayatın matematiği var, ben bunu çok seviyorum. Sliding Doors filmi gibi. “Olsaydı”yı bilmiyorum.

S.U.: Yaşadım, şu an da yaşıyorum. Dizilerimiz farklı zamanlarda başladı ama yakın zamanlarda bitti. Hepimiz için yeni bir dönem bu. ‘Cam’ı açtık bakalım içeri giren rüzgâr ne yapacak?
 
lezce user 25.01.2011

Üye
(96 Puan)


    Roxette
tarih : 25.05.2011 19:00:00
mekan : KüçükÇiftlik Park
Listen To Your Heart
It Must Have Been Love
Joyride
Hayranlarının yıllardır dört gözle beklediği bir hayal sonunda gerçek oluyor.
ROXETTE, müzik kariyerine verdiği uzun ara sonrasında yeniden biraraya gelerek 25 Mayıs gecesi Küçükçiftlik Park’ta ilk kez Türkiye’deki müzikseverlerle buluşuyor.

80’li yılların sonunda İsveç`te müthiş bir çıkışla müzik hayatlarına başlayan Marie Fredrıksson ve Per Gessle‘nin oyunları pop müziğiydi ve görevleri dünyayı fethetmekti.

Müzik listelerini alt üst eden 33 single ve 75 milyonluk rekor albüm satışıyla, ``dünyayı fethetme`` görevlerini başarıyla tamamladıklarını söylemek herhalde yanlış olmaz.

Tek bir şey dışında... Görevleri hala sona ermedi!

Marie Fredriksson’ın 2002’de geçirdiği beyin tümörü operasyonu sonrasında iyileşme sürecini tamamlamasıyla ROXETTE 2011’de yepyeni bir albüm ve dünya turnesiyle hayranlarıyla yeniden buluşuyor. 25 Mayıs gecesi Küçükçiftlik Park’ta yıllardır dört gözle beklenen bu müthiş buluşmayı kaçırmayın

ROXETTE, pop müzik dünyasına 1989 yılında “The Look” ile girdi ve 1990’da tüm dünyada bir efsane haline gelen klasik baladları “It Must Have Been Love”, 1991’de multi platinyum ödüllü “Joyride” albümü sonrasında ilk dünya turnelerini yaptılar. Bu dönemi takip eden 10 yıl boyunca neredeyse tüm dünyada Roxette listelerin en üst sıralarında yer almaya devam etti.

2005`te piyasaya sürdükleri “Listen To Your Heart” ve “Fading Like a Flower”ın yeni cover versiyonları dans müzik listelerinin en üst sıralarında yeniden yerini aldı.
Roxette ve parçaları, hayranlarının gözünde halen aynıydı.

2009’da ROXETTE, yeniden biraraya geleceğini duyurduğunda tüm dünyadaki milyonlarca hayranın rüyaları da gerçek oldu. 42 konseri kapsayan ve 600.000’i aşkın Avrupalı hayranın katıldığı turne büyük bir başarı gösterdi ve ikili yeni albümleri üzerinde çalışmaya başladı. Roxette, 2011 dünya turnesine eklenen yeni tarihleri açıklamaya devam ederken bir yandan da stüdyoda son albümün kayıtlarını tamamlıyor.
 
lezce user 25.01.2011

Üye
(96 Puan)


    Maroon 5
tarih : 15.04.2011 21:00:00
mekan : Turkcell Kuruçeşme Arena
Grammy ödüllü, Amerikalı Rock müzik grubu Maroon 5 ilk kez Türkiye’de!

Son zamanlarda adından sıklıkla söz ettiren Maroon 5, Adam Levine, James Valentine, Jesse Carmichael, Mickey Madden ve Matt Flynn isimlerinden oluşuyor.

Grup, 15 Nisan 2011’de Türkiye’deki hayranlarıyla ilk kez buluşacak. Turkcell Kuruçeşme Arena’da gerçekleşecek konser 2011 yılının iddialı konserlerinden.

Hakkında:
Maroon 5, ilk albümü ``Songs About Jane`` i 2002 yılında çıkardı. Yapımcıların isteği üzerine albümün en çok tutan çalışması olan ``This Love`` parçası Örümcek Adam filmi için yeniden düzenlendi. Günümüzün önemli yapımcılarından Kanye West ile birlikte New York ``Hit Factory`` stüdyolarında biraraya gelen topluluk üyeleri güzel şeyler ortaya çıkacağından emindi. Ustaca yeniden uyarlanan şarkı beklenen başarıyı elde etti. Örümcek Adam 2`nin film müzikleri arasına girmesiyle ulaştığı dinleyici sayısı kısa sürede katlandı.

Maroon 5, beş yıllık bir aradan sonra “It Won`t Be Soon Before Long “ adındaki ikinci stüdyo albümünü Mayıs 2007`de yayımladı. Albüm piyasaya çıktığı ilk hafta, yarım milyona yakın kopya satarak Billboard 200 listesine zirveden giriş yapmıştır. Grup aynı zamanda çektiği çok iddialı kliplerle adından her zaman söz ettirmeyi başarmıştır.

- Biz daha çok She will be loved isimli parçası ile tanıyoruz grubu.
I don`t mind spending everyday
Out on your corner in the pouring rain
Look for the girl with the broken smile
Ask her if she wants to stay awhile
And she will be loved
And she will be loved
And she will be loved
And she will be loved

I know where you hide
Alone in your car
Know all of the things that make you who you are
I know that goodbye means nothing at all
Comes back and begs me to catch her every time she falls
 
lezce user 25.01.2011

Üye
(96 Puan)


    Festen / Kutlama
tarih : 29.01.2011 21:00:00 - 26.02.2011 21:00:00
mekan : Dot / Dotkoleksiyonda Salonu
Aile, babanın 60. doğum günü kutlaması için bir araya gelmiştir. Baba için hazırlanan bu kutlamaya, ailenin birbirinden uzak yaşayan fertleri ve dostları katılır. Yakın zamanda, kardeşlerden biri intihar etmiştir. Kutlama yemeği ile birlikte ailenin yıllardır gizli kalmış sırları yavaş yavaş ortaya dökülmeye başlar ve düzen bozulur.

FESTEN, Dogma 95’in ilk filmidir.

Thomas Vinterberg, Mogens Rukov ve Bo Hr. Hansen`in yazdığı ve Thomas Vinterberg’in yönettiği FESTEN (1998),
Cannes Film festivalinde jüri özel ödülü dahil sayısız bağımsız festivallerde ödüller aldı.

2004 yılında Britanya’lı oyun yazarı DAVID ELDRIDGE, FESTEN film senaryosunu oyun metnine uyarladı ve oyun da birçok ödül aldı.

Thomas Vinterberg, Mogens Rukov Ve Bo Hr. Hansen`in, Festen Adlı Dogma Filmi Ve Oyunundan
Sahneye Uyarlayan: Davıd Eldrıdge

Yöneten: Murat Daltaban
Çeviren: Ece Dizdar
Şarkı Sözleri: Hakan Günday
Müzik: Hakan Günday- Uygur Yiğit

Oyuncular:
Cemil Büyükdöğerli, Rıza Kocaoğlu, Pınar Töre, Su Olgaç, Mert Öner, Şebnem Bozoklu, İpek Bilgin, Köksal Engür, Berfu Öngören, Mehmet Esen, Enis Arıkan, Murat Daltaban, Umut Kurt, Seda Yıldız, İdil Arkut Malhan, Begüm Benian, Elvin Aydoğdu, Uygur Yiğit

1998 tarihli filmi, yıllar önce festival mevsiminde izleyenler hatırlayacaktır. ‘Festen/ Kutlama’, kolay kolay unutulacak filmlerden değil. Hikâye, Danimarka’da, varlıklı ve geniş bir ailenin muhteşem malikânesinde geçer. Altmışıncı yaş gününü kutlayan ailenin babası için görkemli bir yemek daveti, unutulmayacak bir kutlama düzenlenmektedir. Kısa süre önce ardında sırlar bırakarak ölümü seçen ailenin kız çocuğunun yokluğunda, diğer aile üyeleri babalarının bu özel günü için yaşadıkları uzak noktalardan gelir, masanın etrafındaki yerlerini alırlar. Kutlamanın orta yerinde ise yıllarca aile üyelerinin bilip de bilmezden geldiği korkunç bir sır patlamaya hazır bir bomba gibi durmaktadır.

Thomas Vinterberg’in yönettiği ve yine Thomas Vinterberg, Mogens Rukov ve Bo Hr. Hansen tarafından senaryosunun yazıldığı film, 2004 yılında Britanyalı oyun yazarı David Eldridge tarafından oyun metnine adapte ediliyor. ‘Festen/Kutlama’, 22 Ocak’ta Dot’un yeni mekânı Dotkoleksiyonda’da 18 kişilik oyuncu kadrosuyla prömiyerini yapıyor.

Murat Daltaban, Dot’un ilk yıllarından itibaren elinde olan ‘Festen/Kutlama’yı sahneleyerek, yeni bir maceraya atılıyor. Oyuncu kadrosu ise kalabalık; Cemil Büyükdöğerli, Rıza Kocaoğlu, Pınar Töre, Su Olgaç, Mert Öner, Şebnem Bozoklu, İpek Bilgin, Köksal Engür, Berfu Öngören, Mehmet Esen, Enis Arıkan, Murat Daltaban, Umut Kurt, Seda Yıldız, İdil Malhan, Begüm Benian, Elvin Aydoğdu, Uygur Yiğit o özel kutlama gecesinin davetlileri.

İPEK BİLGİN (ANNE)
“Kutlama filmini on sene önce görmüştüm. Bazı filmler kalıcıdır; gördüğüm anda Kutlama’nın öyle bir film olduğunu hissetmiştim. Muazzam olan, hiçbir sembolizm olmamasına rağmen o film, bir ülkeyi anlatıyor. Üstte aile hikâyesini görüyoruz, ama asıl anlattığı ülke.”

ŞEBNEM BOZOKLU (ABLA)
“Ben ailemin tek çocuğuyum. Oyunda, bir ablayı oynuyorum. Tek çocuk olmanın zorluğu, zamanla birlikte anne ve babanın yaşı ilerleyince ortaya çıkıyor. Bir oyuncuyu tahrik edecek her türlü şeye sahip bu tekst, bu hikâye, bu film. Beni çok heyecanlandırıyor, korkutuyor; aynı zamanda seviniyorum, geriliyorum, şanslı hissediyorum. Bu kadar iyi, yaratıcı ve gerçek tekstler, bizim ülkemizde tiyatroda çok oynanmıyor. Oyunu çok seviyorum, hem de çok üzülüyorum. Karaktere hem çok kızıyorum, hem de onu çok iyi anlıyorum. Tiyatro heyecan verici; bir yandan da eylül ayı için kesinleşmiş bir televizyon projem var. Kış döneminde de bir sinema filmi gündemde.”

UMUT KURT (ABLANIN SEVGİLİSİ)
“Kutlama, birçok şeyi anlatıyor; nasıl bir çerçeveden bakarsanız oyun hemen o çerçeveye uygun bir hale geliyor. Politika gibi bakarsanız, herkesi bir yere oturtuyorsunuz. Aile olarak baktığınızda zaten herkesin rolü belli. Canlandırdığım karakter, haklının yanındaki adam gibi. Sürekli bir başkaldırı hali var. Oyuna girdiği anda ilk şoku yaşıyor ama kabullenmiyor. Adalet duygusu yüksek bir karakter; sorgulamadan hemen harekete geçiyor, yanlışı durdurmaya çalışıyor. Ben de biraz öyle biriyim. Bir yerde bir yanlış varsa, ‘Bu yanlış’ demeyi tercih ederim. O açıdan sevdiğim bir karakter. Tiyatronun yanı sıra Güneydoğu’dan Öyküler dizisi devam ediyor. Yaşanan, yaşanmakta olan sorunlar, terörist eylemler üzerinden bir dizi yapmak çok güç; çok uğraşıyoruz, çok çalışıyoruz.”

KÖKSAL ENGÜR (BABA)
“Oyun sadece benim oynadığım baba karakterinin zamanında çocuklarıyla olan ilişkisinden çok öte. Aslında sadece baba değil, oradaki her biri aynı şeyi yapmış olabilir. Çünkü yıllardır sır gibi saklanan gerçek ortaya çıktığı zaman, diğer aile fertlerinin tavırları şaşırtıcı; kimse babayı suçlamıyor. Aksine babanın yanında oluyorlar. Bunun nedeni; güç. Ve burada güç, baba figürü olarak çıkıyor. Baba, ailede, etrafında, yanında çalışanlar arasında gücü temsil ediyor. Herkes ondan ‘Babamız’ diye bahsediyor. Tüm bu güç dengesi, kapitalizmin bir neticesi. Türkiye’de de öyle, dünyanın her yerinde de. Kimse güce karşı gelemiyor, sesini çıkaramıyor, yapılanlar doğru kabul ediliyor, asla sorgulanmıyor.”

PINAR TÖRE (GELİN)
“Kutlama’da küçük erkek kardeşin eşini oynuyorum. Benim karakterim, aslında seyirciyi temsil ediyor bence. Olayların hem içinde, hem dışında. Ailenin gelini olduğu için hem ait, hem değil. Dolayısıyla tavrı da öyle oluyor. O, biziz. Televizyon ekranında ‘bilmem nerede bir baba çocuğuna tecavüz etti’ haberlerini izlerken sergilediğimiz seyirci olma hali.”

RIZA KOCAOĞLU (KARDEŞ)
“Bu kanlı masada diğerleri gibi kanı şarap sanan bir faşisti oynuyorum. Babası olmak isteyen, güçlü olup locaya dahil olmak isteyen ailesi, sınıfı yüzünden tamamlanamamış, birey olamamış ve dolayısıyla sorunlu bir aile kurmuş ırkçı bir burjuva oynadığım karakter. Oyunda beni en çok etkileyen öncelikle tabii ki ırkçılık sorunu. Çünkü maalesef hâlâ çok güncel ve okunabileceğimiz yakınlıkta. Irkçılık, kendinden olmayanı ezip sindiren, yok eden çarkların tam içindeyiz. Kişisel olarak ben de maruz kalıyorum bu ayrımlara; sanat kurumlarında bile onlardan değilsen, o sınıftan gelmiyorsan, sana bir gün ‘Sokağa dön; sen sanat yapamazsın, bu benim sınıfımın ayrıcalığı’ denebilir.”

CEMİL BÜYÜKDÖĞERLİ (KARDEŞ)
“Ben düzeni bozan adamım; iktidarın değişmesine sebep olan, iktidarı sarsan, pisliği ortaya çıkaran adamım. Kardeşine göre daha başarılı bir durumdayım. Babanın belki de düzeni devam ettirmesini isteyeceği, daha akıllı bulduğu erkek evladı. Ama o da ölen ikiz kızkardeşi gibi, onunla beraber tacize uğradığı için buradan, hatta ülkeden kaçmış, aileyle tüm bağını kesmiş. En sevdiği insan olmasına rağmen ikiz kardeşini bile silmiş. Ama ikizinin intiharı ve ölümü onu harekete geçiriyor ve babasının 60’ıncı doğum gününü terörize etmeye geliyor.”

SU OLGAÇ (TORUN)
“12-13 yaşlarında ailenin torunu rolündeyim. Dedeyle bir ilişkisi var; onunla yakın. Christian ile de yakın bir ilişkisi var. Sürekli oyunun içinde; sürekli orada her şeyin orta yerinde ama olan biteni takip etmiyor, anlamıyor sanki. 23 yaşındayım; Mimar Sinan mezunuyum. Kutlama, hem Dot’ta ilk oyunum, hem de profesyonel anlamda benim için bir ilk oyun.”
 
lezce user 25.01.2011

Üye
(96 Puan)


    Kraliçe Lear
tarih : 26.01.2011 20:00:00 - 13.02.2011 15:00:00
mekan : Kenter Tiyatrosu
Yazan: Eugene Stickland
Çeviren: Fatma Leyla Kenter Tepedelen
Yöneten: Yıldız Kenter
Oynayanlar: Yıldız Kenter , Sedef Şahin
Çellist: Feride Berin Varol
Dekor – Kostüm: Osman Şengezer
Işık: Cem Yılmazer
Kostüm Uygulama: Çolpan İlhan Atölyesi çalışanları
2009-2010 sezonunda yoğun ilgi gören ve Yıldız Kenter`e Sadri Alışık En İyi Kadın Oyunucu ödülünü kazandıran Kraliçe Lear 2010-2011 sezonunda devam ediyor!

Kanadalı yazar Eugene Stickland`ın yazdığı oyun, yaşlanmak ve bunun çeşitli bedelleri, kuşak farklarından çıkan çatışmalar ve bunun getirdiği komik ve dokunaklı durumları anlatır. Ortaya temelinde kadın ve yaratıcılık olan sıcak bir dostluk öyküsü, bir aşk hikâyesi çıkar.

Sanat, özellikle insanın yaratıcılığı, yaşamın getirdiği tüm kayıpların bir noktada üzerinden gelebilmesini sağlar. Bu yolculukta en yalnız hissettiğimiz anda bile insan sıcaklığını, sevgisini duyabilme gücünü bize vermesi, sanatın birleştirici gücüdür.
Yaşlı bir oyuncu olan Jane, tamamen kadın oyunculardan oluşan bir Kral Lear prodüksiyonunda Lear rolüne hazırlanmaktadır. Ona ezberde yardıma gelen Heather ise liseli bir genç kızdır. Oyunun üçüncü kişisi ise bir viyolonselcidir ya da viyolonselin kendisidir. Çalgı ve ezgiler zaman zaman eski Yunan tiyatrosunda Koronun gördüğü işlevi yüklenir ve yaşlı oyuncunun bir çeşit ``alter ego``su olur.
Oyunda izlediğimiz süreç, yaşlılığın gençlikle büyümesi, umarsız gençliğinse bir ihtiyarla hayatı tanıyıp umudu keşfetmesidir. Jane ve Heather hayatlarında değişik kayıplar yaşamışlardır. Oyuna hazırlanırken birbirlerini tanırlar ve anılarını paylaşırlar. Sanatın yapıcı gücü ve Shakespeare’in büyüleyici varlığı sayesinde, hem kendilerini hem de yepyeni dünyaları, duyguları ve yetenekleri keşfederler.
Kanadalı yazar Eugene Stickland, Kraliçe Lear`ı Urban Curvz Kadın Tiyatrosu`nun kurucularından Joyce Doolittle için özel olarak yazdı. Şubat 2009`da Urban Curvz`de seyirciyle buluşan oyun, Türkiye`de ilk defa Kent Oyuncuları tarafından Yıldız Kenter`in yönetmenliğinde 2009-2010 sezonunda sahnelendi. 2009-2010 sezonunda Kenter tiyatrosunda, yurtiçi ve yurtdışı turnelerde toplam 75 kere sahnelenen Kraliçe Lear 28 Ocak 2011 Cuma günü 100. oyununu kutlayacak.

Ocak ve Şubat tarihleri:
26 Ocak Çarşamba 20:00
27 Ocak Perşembe 20:00
28 Ocak Cuma 20:00

11 Şubat Cuma 20:00
12 Şubat Cumartesi 20:00
13 Şubat Pazar 15:00
 
lezce user 25.01.2011

Üye
(96 Puan)


    Ayışığı Tarifesi
``Kaçan kovalanır mı... Stratejiler işe yarar mı... İlk randevudan sonra kim aramalı... İlişkiler neden kalıcı olamamaktadır...``

Tür: Tiyatro
Komedi
Yazar: Ildıko Von Kuerthy
Oyuncular: Şenay Gürler, Faik Ergin, Deniz Arcak
Reji: Hakan Pişkin
Sahneye Uyarlayan: Friedrich Dudy (Katya Wolf tan esinlenerek)
Çeviri: Turgay Doğan

Aşk Her Yerde
``Aşk... Her Yerde...``

Tür: Tiyatro

Oyuncular: Emre Kınay, Pelin Körmükçü (Cast:Banu Çiçek), Sait Genay, Bahar Yanılmaz, Cem Yanılmaz.

Konu:

Orta yaşlarını sürmekte olan Leonard Loftus, asi kızı Dee Dee ve bir türlü yaşlılar evine gönderemediği babası Gus ile aynı evi paylaşmaktadır. Hayatı ıskaladığını düşünen Leonard, bütün vaktini evde geçiren bir istatistikçidir.

Dee Dee ve Gus tarafından yapılan tüm baştan çıkarma çabalarına rağmen Leonard sıkıcı hayatını yaşamakta diretmektedir. Ta ki Harriet Copland, Myrtle Banbury ve Cennette Buluşalım adlı aşk romanıyla tanışıncaya kadar.

Sıfır Derecede Aşk
``Çok uzaklarda, karlarla kaplı soğuk bir kış gecesinde, hayalle gerçek arasında küçük bir kasaba... Yıldızlı gökyüzünde kuzey ışıkları uçuşurken, bu şirin kasabanın sakinleri kendilerini umulmadık ve çoğunlukla eğlendirici yollardan aşkın içine ya da dışına düşmüş bulurlar. Yedi farklı öykünün anlatıldığı Sıfır Derecede Aşk oyununda egolar yaralanır kalpler kırılır. Yine de bu tatlı kış gecesi rüyasında, yaralar iyileşecek, kalpler onarılacaktır hemen hemen.``

Tür: Tiyatro
Yazan: John Cariani
Çeviren: Eda Söylerkaya
Yöneten: Tufan Karabulut
Oyuncular: Özden Ayyıldız, Tufan Karabulut, Arda Kavaklıoğlu, Gümeç Alpay

Bunu Yapan İki Kişi
``Müzikli Danslı Güldürü...``

Tür: Tiyatro

X. Lions Tiyatro Ödülleri Komedi Dalında En İyi Kadın Oyuncu

Yazan : Ayça Işıldar
Yöneten : Aydın Şanlı
Oyuncular : Nergis Öztürk, Didem Balçın, Özgün Aydın, Onur Dilber

Ezelden beri sürer kadınla erkeğin tartışması...Yok elmayı kim yedirdi, kim yedi Yok yiyene değil, yedirene bakacaksın. Yemekten çıktı yine saçın! Bıktım, usandım, bitsin artık şu maçın!

Kaşık düşmanı kadın! Vurdumduymaz adam!

Değişmez bu durum ne Türkiye de, ne Yeni Gine de... Yine de diğeri olmadan yapamaz ikisi de. İsterler ki yan yana olsunlar, hayatın zorluklarına karşı omuz omuza dursunlar.
Ey kadınları anlamayanlar, ey erkekleri kaba bulanlar...
Kadını saf bulup bıyık altından kıkırdayanlar, erkeği zeki bulup ondan korkanlar, kırk yıllık evli olup hiçbir şey anlamayanlar, ya da hiç evlenmeyip her şeyi anladım sananlar...
Biz de çözemedik bu iki bilinmeyenli denklemi. Bildiğimiz tek gerçek var ki
Çin işi, Japon işi, Biri erkek, biri dişi, BUNU YAPAN İKİ KİŞİ
 
lezce user 11.03.2011

Üye
(96 Puan)


    Paylaşım için teşekkürler!  
lezce user 18.03.2011

Üye
(1 Puan)


    mesela sana ulasmam lazim msjini bekliyorum 
Sayfalar:  1


------------------------------------------------------------------
Copyright©2008 Designed & Coded By GaBiLe
------------------------------------------------------------------


forum, chat, sohbet, haber, sinema, arkadaş, partner, muhabbet, odaları, odası, kanalı, itiraf, sitesi, siteleri.