tr en sk zh ru ro pl nl it fr es el de cs
AnaSayfa lezbiyen Haber lezbiyen Makale lezbiyen Sinema lezbiyen Seri ilan lezbiyen İtiraf lezbiyen Duvar lezbiyen Magazin lezbiyen Eğlence lezbiyen Astroloji lezbiyen Forum lezbiyen Sohbet

Foruma hoş geldiniz


KONU [Forumlar] [Konular]
lezce Tarih : 18.01.2010

Yönetici
(299 Puan)

      Virginia Woolf:
Doğum 25 Ocak 1882
Londra, İngiltere
Ölüm 28 Mart 1941
Lewes, East Sussex, İngiltere
Milliyet İngiliz
Meslek Yazar, eleştirmen
Akım Modernizm
 
 
 
CEVAPLAR
lezce user 18.01.2010

Yönetici
(299 Puan)


    Virginia Woolf (25 Ocak 1882 – 28 Mart 1941) İngiliz feminist, yazar, romancı ve eleştirmen.

1882`de Londra`da dünyaya gelen Virginia Woolf, Victoria devri`nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen`ın kızıydı. Annesi ve babası daha önce başkalarıyla evlenmişler, dul kaldıktan sonra ise bir araya gelmişlerdi. Her ikisinin de ilk eşlerinden çocukları vardı. Sir Leslie Stephen`ın ilk eşi, ünlü romancı William Makepeace Thackeray`nın kızıydı. Thackeray`nın eşi akıl hastası olduğundan, Leslie Stephen`ın bu kadından olan kızı Laura, anneannesine çekmiş, yirmi yaşında bir akıl hastahanesine kapatılmıştı. Virginia`nın annesi Julia Duckworth ile Leslie Stephen`ın beş çocukları oldu. Yaş sırasıyla Vanessa,Julian, Thoby, Virginia ve Adrian. Virginia on üç yaşındayken annesi ansızın ölmüştür.

Woolf o yıllarda kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilememiş fakat babası yardımı ile kendini geliştirmiştir. Kızkardeşi Vanessa Bell daha küçük bir yaşta iken bir ressam olmaya, Virginia Woolf ise bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf 1895`de bir gazetede kısa hikâyelerini yayınlatır. Özellikle Viktorya tarzı yaşamaya karşı olan Virginia Woolf, yazılarında da bundan bahseder.

1904`te babasının ölümünden sonra kardeşleriyle Bloomsbury`ye taşınması ise hayatında ciddi bir dönüm noktası olmuştur. Bloomsbury grubu içinde birçok ünlü edebiyatçıyı barındıran ve cinsel konulardaki özgürlükçü tavırlarıyla tanınan bir grup entelektüelden oluşuyordu.Grupta bulunan birçok kişi eşcinsel ya da biseksüeldi. İnsanlar onları etik bir grup olarak görüyorlardı. Grupta John Maynard Keynes, E. M. Forster, Roger Fry, Duncan Grant ve Lytton Strachey gibi ünlü kişilikler vardı. Woolf 1909`da bir süreliğine Lytton Strachey ile nişanlandıysa da 1912`de Leonard Woolf ile evlendi.

Virginia Woolf ile Leonard Woolf`un evlilikleri cinsel açıdan yeterli olmasa da, Virginia Woolf için çok önemli olmuştur.Leonard`ın bir basımevi vardı ve bu da Virgini Woolf`un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştu.

Bu arada kadınlara da yakınlık duyan Virginia Woolf`un eserlerinde kadın yakınlıklarına bol bol rastlanır. Bir klasik olan Orlando isimli romanı bir aşk mektubuyla beraber o dönemdeki sevgilisi Vita Sackville-West`e adanmıştır. 1925 yılında yayımlanan Mrs. Dalloway ünlü yazarın adıyla anılacak ‘bilinç akışı’ tekniğinin en başarılı örneklerinden biridir.
 
lezce user 18.01.2010

Yönetici
(299 Puan)


    Mrs.Dalloway`den başka birçok kitap daha yayımlamış bunlar çok ilgi görmüştür.Kitaplarının kapaklarında kardeşi Vanessa Bell`in resimleri bulunmaktadır. 1930`ların sonlarında 2.dünya savaşının patlak vermesi onları tedirgin etmiş,Virginia Woolf yaşananları görmek istemiştir.Leonard Woolf`un yahudi olmasından dolayı eğer yakalanırlarsa geri teslim edilmeyeceklerini ve orada öldürüleceklerini bilmelerine rağmen gitmişlerdir.

Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordu. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941’de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell`e diğeri ise kocası Leonard Woolf`a. Yazar, modernist hareketin en önemli kişilerinden biri olarak tarihe geçmiştir ve roman türünün gelişimine büyük katkıda bulunmuştur. Bir profesyonel olarak 1905`lerde yazmaya başlayan Virginia Woolf`un ilk kitabı olan The Voyage Out (Dışa Yolculuk) 1915`te yayınlanmıştır. Bu kitabın yazımı çok uzun sürmüş,bir yıl içinde üç kez tekrar yazılmıştır. Özelllikle annesinin ölümünü yenmesi ile ilgili olan bu kitap ilginç olduğu kadar etkileyicidir.

1929 tarihli ``Kendine Ait Bir Oda`` feminist hareketin klasik bir kitabı olarak kabul edilir. Kadın hareketinin elden düşürmediği önemli kitaplardan biri olan Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf’un belki de en kolay okunan kitabıdır. Çünkü konu çok somuttur: “Kadın ve Edebiyat.”

Erkeklerin kadınlara bıkıp usanmadan tekrarladıkları ‘ezeli’ ve de ‘ezici’ bir soru vardır: “Bizler kadar düşünme yeteneğiniz olduğunu ileri sürüyorsunuz. Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir deha çıkaramadınız?” İşte Virginia Woolf bu ‘yakıcı’ soruya, tarihsel ilişkilerin kökenine inip kütüphane raflarında şöyle bir gezindikten ve de kısa bir kadın edebiyatı tarihçesi çıkardıktan sonra esaslı bir yanıt getiriyor. Ve şöyle sesleniyor kadınlara: “Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!..”

Daha sonralarda Virginia Woolf tarafından kaleme alınan Flush`ta bir köpeğin bakış açısı fark edilir.

... güçlü kuvvetli, enerji dolu, yaşama sevinci içinde genç Robert Browning bir bomba gibi patlamıştı Elizabeth Barrett’in sessiz hasta odasında. İngiliz edebiyatının en ünlü aşk öyküsüdür onların aşkı. Tiyatro oyunları yazılmış, filmler yapılmıştır bu konuda. Nasıl mektuplaştıklarıı, Robert Browning’in Wimpole Sokağı’ndaki bir evde divanda yatan Elizabeth’i nasıl görmeye geldiğini, bu ziyaretten sonra üç ay içinde Elizabeth’in mucize kabilinden nasıl yürümeye başladığını, gizlice evlenip Floransa’ya kaçtıklarını herkes bilir. Hatta Virginia Woolf’un The Common Reader’da dediği gibi, İngiliz şiirinin en önemli adları arasında olan bu iki şairden tek dize okumamış olanlar bile! Virginia Woolf’un Flush’ı bu konuda son derece sevimli bir kitaptır. Elizabeth Barrett Browning’in çok sevdiği İtalya’ya kaçarken beraberinde götürdüğü köpeğin yaşamöyküsünü anlatan Flush’da bu aşk öyküsünü bir de o köpeğin açısından görürüz.

Mina Urgan-Virginia Woolf(inceleme)

Gece ve Gündüz Virginia Woolf`un ikinci romanıdır. Woolf`un ``bilinç akışı`` tekniğini kullandığı daha sonraki modern deneysel romanlarından farklı olarak klasik gerçekçi üslûpla kaleme aldığı bu eser, olay örgüsü, gerçek mekân tasvirleri ve titizlikle betimlenmiş karakterleri, dönemin atmosferini yansıtan özellikleriyle dikkat çekiyor.

1920`de yayımlanan roman, daha sonraki eserlerinin habercisi olarak, nesnel gerçekliğin ve tarihselliğin insan bilincindeki yansımalarını birbirinden oldukça farklı karakterlerde ustalıkla canlandırıyor.

Roman, Birinci Dünya Savaşı öncesi Londra`sında geçer. Woolf, dönemin entelijansiyasını, fikir ve ruh dünyasını mizahî ancak sıcak, insanî bir dille anlatır. Kadın hakları, sınıfsal farklılık, aşk, evlilik ve özgürlük gibi meseleleri, karakterlerinin yaşamları, mücadeleleri, umutları, acıları ekseninde tartışıyor. Gece ve Gündüz, Katharine, Mary ve Ralph`in hakikat arayışlarında tanık olduğumuz modern insanın yazgısı, bir başkasını anlama çabası üzerine duygulu ve derin bir metin.

“Virginia Woolf, 1931’de yayımladığı Dalgalar’ı yazarken ise, bu kitapla o güne değin hiçbir başka romancının göze alamayacağı değişik şeyleri yapmak istediğini, bu romanın o güne değin yazılan hiçbir başka romana benzemeyeceğini biliyordu. (...) Çünkü Dalgalar, ‘hem düzyazıyla kaleme alınacak, hem de şiir olacaktı; hem roman olacaktı, hem de tiyatro oyunu. Virginia Woolf, Dalgalar’da dış dünyayı yok eder. Üç erkek ve üç kadının çocukluklarından yaşlılık dönemlerine kadar tüm hayatlarının anlatıldığı kitapta dış dünya nesnel olarak değil, ancak kişilerin iç dünyalarına yansıdığı kadarıyla verilir. “Bir olay örgüsüne uyarak değil, bir ritme uyarak” yazılan kitap, “şiir olmayan herhangi bir şey edebiyata neden girsin ki” diyen Woolf tarafından iki yıl içinde üç kez yazılır ve dalgaların sesine uydurularak, şiir gibi yüksek sesle okunarak düzeltilir... Gerçekçi roman geleneğinden tam bir kopuşu temsil eden Dalgalar, bilinç akışı tekniğiyle yazılan romanların en önemlilerinden biridir.

Leonard Woolf`a, 18 Mart 1941

``Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum.O korkunç yeniden yaşayamayacağımı hissediyorum.Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım.Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin.Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı.Hayatını mahvettiğimin farkındayım,ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum.. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun.Artık benim için her şey bitti.Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum.``
 
lezce user 18.01.2010

Yönetici
(299 Puan)


    Eserleri:
Gece ve Gündüz
Dalgalar
Deniz Feneri
Flush, Bir Köpeğin Romanı
Jacob`un Odası
Kendine Ait Bir Oda
Mrs. Dalloway
Orlando: Yaşamöyküsü
Perde Arası
Yıllar
Virginia Woolf`un Günlükleri
Dışa Yolculuk

Orlando :

Orlando, Virginia Woolf’un en tuhaf, en ilginç, mizah dozu en yüksek kitaplarından biridir. Yazar, en büyük eserleri sayılan Deniz Feneri ve Dalgalar arasına sıkıştırdığı ve bir yaz tatilinde bir çırpıda yazdığı bu romanla sıradışı bir kahramanın olağanüstü öyküsünü, İngiltere tarihinin son dört yüzyıl boyunca geçirdiği dönüşümleri ve bunların İngiliz yazınındaki yansımalarını ince değinmelerle, keskin bir mizahla, çarpıcı simgelerle aktarır. Kitabın çevirmeni Seniha Akar’a göre Woolf, Orlando’da sanatçının, dehanın, yaratıcılık sürecinin niteliklerini, bireyin karmaşıklığını, gerçek yaşam ve yazın ikilemini, gerçeğin, aşkın, yaşamın kendisinin niteliklerini, tarih duygusunu, kadının konumunu, erdişilik üzerindeki düşüncelerini, zaman zaman kendisini de tiye alarak yansıtmaktadır. Kısaca özetleyecek olursak; hayata erkek olarak başlayan Orlando, saray çevreleriyle yakın ilişkiler içindedir, hatta bir ara Kraliçe I. Elizabeth’in gözdesi konumuna yükselir. Olgunluk çağında Kral II. Charles’ın elçisi sıfatıyla İstanbul’a gelir, burada bir değişim geçirir ve kadın olur. Özgürlüğü seçerek Bursa dolaylarında çingenelerle birlikte yaşar, yeni kimliğiyle İngiltere’ye döner, dönemin yazar, şair ve nüktedanları bu alımlı kadının çekiciliğine kapılırlar. Ama o, bu entelektüellerin arasında sıkıntıdan patlayacak hale gelir; ondokuzuncu yüzyılın kadınlara biçtiği rolü beğenmediği için hırçın ve aykırı bir kişilik edinir. Dörtyüz yıla yakın yaşamını, kitabın yazıldığı tarih olan 1928’de tamamladığında çağdaş, boyun eğmez, dimdik duran bir kadındır.

``Şüphesiz, Virgia Woolf’un en yoğun ve çağımızın en eşsiz eserlerinden biri``

Jorge Luis Borges
 
lezce user 20.01.2010

Üye
(78 Puan)


    Ah Virginia Woolf u ne güzel anlatmışsın,emeğine sağlık sevgili ruyayorumu.Kendine Ait Bir Oda yı mutlaka okumalı tüm kadınlar.O`nun döneminde olmayı ne çok isterdim.Kurgularımda hep var sadece... 
lezce user 20.01.2010

Yönetici
(299 Puan)


    Orlando yu bitirip Mrs. Dalloway okumak istiyorum bende... Ben zamansızlık istiyorum bu aralar, hiçbir yere hiçbir şeye ait olmamak... 
lezce user 20.01.2010

Üye
(78 Puan)


    Hayır ben yüzyıl öncesine ait olmak istiyorum
ne yazık ki bu zamandayım ahhhh...Dalgalar da çok güzel okumalı:)
 
lezce user 20.01.2010

Yönetici
(299 Puan)


    :) okumalı evet... herkes geleceği merak eder, görmek ister ama bende geçmişe gitmek isterdim- kendi geçmişime değil- O zaman belki herşeyi ilkdefa görmüş olurdum... 
Sayfalar:  1


------------------------------------------------------------------
Copyright©2008 Designed & Coded By GaBiLe
------------------------------------------------------------------


forum, chat, sohbet, haber, sinema, arkadaş, partner, muhabbet, odaları, odası, kanalı, itiraf, sitesi, siteleri.