tr en sk zh ru ro pl nl it fr es el de cs
AnaSayfa lezbiyen Haber lezbiyen Makale lezbiyen Seri ilan lezbiyen İtiraf lezbiyen Duvar lezbiyen Magazin lezbiyen Eğlence lezbiyen Astroloji lezbiyen Forum lezbiyen Sohbet  

Foruma hoş geldiniz


KONU [Forumlar] [Konular]
lezce Tarih : 30.07.2014

Üye
(15 Puan)

      Zayıflamak için iki öneri:
1)Kafanız acıktığında değil mideniz acıktığında yiyin
2)Çok yedim şiştim şeklindeki yeme tarzınızdan vazgeçin. Doyduğunuzu hissettiğinizde yemek yemekten vazgeçin. Daha açık deyişle açlığınız geçince yemeyi bırakın.
Kısaca olay kafada bitiyor ;)
 
 
 
CEVAPLAR
lezce user 29.06.2017

Üye
(556 Puan)


    Ben belgesel de gördüm.Sushi bile takılmam :)) 
lezce user 30.06.2017

Üye
(556 Puan)


    Diyet+spor ve is hayati (mümkünse masa başı olmayan).Yemek;evde sulu yemek varsa pilavla yenilecek o şekilde yiyin.Gece sandwich yemeyin. 
lezce user 30.06.2017

Üye
(556 Puan)


    Evet yıllar önce kilomun nedenlerinin arasında o mideme şutladigim sandiwichler çok canımı yaktı.3 zehir boş değil.Un,tuz,şeker. 
lezce user 30.06.2017

Üye
(556 Puan)


    Kolayı bırakmam icin bana tavsiyede bulunacak biri varmı yöntem olarak içindeki şeker asit vs. biliyorum :))Kolayı bıraksam daha da zayiflicam.Sut yerine 8 aylıkken kolayla hayata tutunmak ayrı bi komedi :))) 
lezce user 30.06.2017

Üye
(70 Puan)


    her hangi bir şeyi bırakmak için en önemli şart kararlılık.yerine meyve suyu koymaya çalışırlar onda da müthiş şeker var. aslında kola ile aynı kapıya çıkıyor.asit yok sadece 330 ml 11 küp şeker.kola yerine başka bir şey koysan ayran soda( aromasız) su( atlandırmak için içine karpuz çilek limon vs parçaları koyan var.hafif bir meyve tadı veriyor.)şeker krizlerini önlemek için doğal meyveye başvurun. ara öğünleri de atlamayın. 
lezce user 30.06.2017

Üye
(556 Puan)


    Ici`ndeki kafein bağımlılık yapıyor.Soda içersem midem nasıl olur bilmiyorum :))Çünkü su içme alışkanlığım fazla yok. 
lezce user 30.06.2017

Üye
(70 Puan)


    su içme applikasyonu var water drink reminder deniyo. arada sana içmeni hatırlatıyor. kafein`e ya da şeker`e gelince sıkcan dişini. bir şeyi bırakıyorsan . o şeyden temizlenmene de su yardım eder 
lezce user 30.06.2017

Üye
(556 Puan)


    1 sene önce is hayatındaydım.Yazlari su kaybı oluştuğu icin bende defalarca su içmiştim.Sonrasi mide bulantısı yaşadım. 
lezce user 30.06.2017

Üye
(556 Puan)


    330 ben fil gibi içiyorum.Bi kutu yetinen değilim :)) Ortaokul da ne meyve yerdim hemde ne meyve. 
lezce user 01.07.2017

Üye
(70 Puan)


    yine meyve ye o app`i tavsiye ederim. su içmeyi unutunca .birden insan fil gibi içiyor tabi.arada sana su iç diye hatırlatır. içersin ne kadar geride olduğunu olmadığını kontrol edersin. bazen iki bardak üst üste içerim 400-600 ml eder. 
lezce user 05.08.2017

Üye
(465 Puan)


    Felsefi bir yaklaşım lakin uygulayamayanlardanım. Yemek yemek için yaşamayın , yaşamak için yemek yiyin. 
lezce user 03.03.2018 01:00:00

Üye
(3 Puan)


    öncelikle; ``yaktığın kaloriden daha az alırsan otomatik olarak kilo verirsin, kasmana gerek yok`` diyen arkadaşlar, sözüm size: bırakın bu köhnemiş düşünceleri, kolaya kaçmayın tembeller. öyle olsa hepimiz alırdık günlük 1500 kaloriyi zayıflardık. bazal metabolizma eşek gibi çalışıyor nasıl olsa, öyle değil mi? öyle değil işte. zira önemli olan kilo vermek değil; önemli olan yağ yakmak. bakın siz az kalori alınca neler oluyor kısaca anlatayım size: vücut önce aldığınız her karbonhidratla birlikte depoladığı suyu (1 gram karbonhidrat 3 gram su depolar) bi güzel atıyor vücuttan. ki bizim ``ödem atmak`` dediğimiz şey bu. siz tartıya çıkıp da ``ooo 1 haftada 2 kilo verdim`` deyip seviniyorsunuz ya, bu hep vücuttan atılan su oluyor. halbuki o göbek tüm ihtişamıyla varlığını muhafaza ediyor. neden? az önce dedim ya su attınız işte, ondan tartıda hafif çıktınız. vücudun üçte ikisi su nasıl olsa, at at bitmiyor. oysa efendi gibi 2 kilo yağ yaksan bel çevresinde bir incelme, etinde bir sıkılaşma olur ama yok. çünkü yağ yakmadın; su attın. sonra sen böyle düşük kaloriyle beslenmeye devam edince ne oluyor peki? vücut diyor ki dışarıda bi olaylar oluyor, ben şu yağları bi korumaya çekeyim de bu arkadaşın iç organlarına zarar gelmesin, hormonların üretimi durmasın, hücre yapısı bozulmasın, iyi kolesterolü düşmesin, bağışıklık sistemi çökmesin de ölmesin yanlışlıkla. neden peki? çünkü tüm bu faaliyetlerin devamlılığı o yağlarla oluyor, çünkü sen kilo vericem diye yağı kestin tuzu kestin proteini kestin her seyi kestin. bu vücut nasıl ayakta kalacak nasıl yaşayacak? hücrelerin yarısı yağlardan oluşuyor. östrojeni testosteronu hep o yağlar sayesinde artan iyi kolesterol sayesinde üretiliyor. hiç düşünme bunları, onu da ben düşüneyim. neyse, ne oldu peki bu durumda? şu oldu: vücut enerjisiz kaldı, enerji arayışına girdi. çünkü senin aldığın kaloriler ancak hayati fonksiyonların devamlılığı için kullanılıyor, o da yarım yamalak. bazal metabolizma hızı düşürülerek idareli kullanılıyor ama yetmiyor. peki gerekli olan enerjiyi nerden bulacak bu vücut? şuradan bulacak: sen vücuda guzelce yağını proteinini verseydin, efendi gibi sebze tüketseydin, vücut senin o göbeğindeki yağları kullanıp sana şahane bir enerji sunacaktı. yani yemek yedikçe yağ yakacaktın, yemek yedikçe glukogan salgılayacaktın leptin salgılayacaktın yağ yakacaktın. kımıldamadan yağ yakabilecektin. vücut ihtiyacı olan tüm o enerjiyi deri altındaki yağlarından karşılayacaktı. zira vucuttaki yaglar yag değil adeta hidroelektrik santrali. öyle devasa bir enerji üretme potansiyeli var ama sen o yolu seçmeyince ne oldu peki? şu oldu: vücut en kolay şekilde enerjiye çevireceği maddeye koştu; yani proteinlere. yani kaslarına. sen kendini aç bırakınca vücut evvela dokularda ve karaciğerde bulunan 500 gramlık karbonhidrat yapılı şekeri yakıp beraberinde su attı; sonra yeterli besini vermediğin için 30 kiloluk devasa enerji kaynağı olan yağları korumaya çekti ve gitti proteinleri glukoza çevirdi. en basiti buydu çünkü. çünkü vücut kolaycıdır, tembeldir. aynı senin gibi. kendisine kolay gelen neyse ona yönelir. onu eğitmek sizin göreviniz. neyse. bu sefer ne oldu peki? proteini glukoza çevirince kas kaybettiniz. glukoz kan şekerini yükseltince insülin salgıladınız. insülin salgılayınca yağ yakımını durdurup yağ depolamaya başladınız. yani hem var olan birkaç kiloluk kaslarınızı kaybettiniz hem de kilo vereyim derken tekrar yağ depoladınız. yaptığınızı beğendiniz mi? 
lezce user 03.03.2018 01:00:00

Üye
(3 Puan)


    peki çözüm ne? çözüm şu: yemek yiyin. yemek yemekten korkmayın ama gidip de hamburger yemeyin, gidip de kola içmeyin, gidip de cips yemeyin, çikolata kemirmeyin; et yiyin, sebze yiyin, peynir yiyin, kuruyemiş yiyin. doyana kadar yiyin.zeytinyağı ve tereyağı kullanın. bu yağlarla sizin göbeğinizdeki yağlar aynı yağlar değil, bunları kullanmaktan korkmayın. onların olayı sadece isim benzerliği. bunları yiyin. bakın size ne kadar yiyeceğinizi söylemiyorum; eğer bir oturuşta 10 kilo et gömmeyecekseniz bunları yemekle kilo almazsınız. size kilo aldıran şeyler tükettiğiniz an insülin salgılatan basit karbonhidratlardır. insülin dediğiniz hormon 1 numaralı depolayıcı hormondur. siz kan şekerinizi yükselttiğiniz an insülin sahne alır ve kandaki şekeri hücrelere sokar, ama siz cok yemeye devam ederseniz kalan şekeri karaciğere gönderip yağ sentezi yapar şisman olursunuz. kanda insülin varsa yağ yakma sürecini başlatan glukagon hormonu olmaz, sisman olursunuz. leptin olmaz, sisman olursunuz. growth hormon olmaz, sisman olursunuz. her şekilde sisman olursunuz yani. o yüzden insülin salgılatan bir şey gördüğünüzde kutsal su görmüş iblis gibi kaçın o ortamdan. beslenme yoluyla ancak bu şekilde kilo verebilirsiniz, kalori açığı falan hikaye, istersen 1000 kalori açık bırakın, kalan kaloriyi sağlıksız yerlerden alırsanız insülin nedeniyle yağ yakamazsınız. sağlıklı yerden alırsanız bu sefer de yeterli kalori almadığınız için vücut hayati fonksiyonların devamlılığını sağlamak adına metabolizma hızını düşürür, yağ yakımını durdurur yine yağ yakarak kilo veremezsiniz. kalori açığı vericem diye hareketler yapmayın o yüzden. alemin tek kurnazı siz misiniz biz bilmiyor muyuz baklava börek gömmeyi.

buraya kadar olan kısım kalori açığı bırakma heveslisi tayfayaydi.

gelelim kilo verecem diye tavşan gibi saatlerce koşan arkadaşlara. ya arkadaş biz her zaman ne diyoruz? kilo vermek demek yağ yakmak demektir. şimdi iki elinizi göbeğinize götürün ve bi avuçlayın orayı. ne var orada? yağ var. yağ yakacaksınız yağ. protein değil şeker değil yağ yakacaksınız. bu yağı nasıl yakacaksınız peki? 10 saat koşarak değil. evet yanlış duymadınız; koşarak yağ yakılmaz. yani düşündüğünüz anlamda yağ yakamazsınız. şimdi nedenlerine geliyorum:

arkadaşlar bakın her insanın bir maksimum oksijen alım düzeyi vardır, yani antrenman esnasında tükettiğiniz maksimum oksijen sınırı. biz buna vo2 max. diyoruz. misal siz 14 km/h ile 2 saat koştuğunuzda ne oluyor biliyor musunuz? vücut yağ yakmıyor. çok garip değil mi? değil. siz kan ter içinde koştuğunuzda vo2 max sınırını, yani oksijen alım sınırınızı geçmiş oluyorsunuz, bu dokulara yeterli miktarda oksijen gitmediği anlamına geliyor. hani soluk soluğa kalıyorsunuz ya, bunun nedeni hep bu işte: oksijen alım sınırını geçmeniz. öyle olunca ne oluyor peki? şu oluyor: vücut oksijensiz solunuma geçiyor. oksijensiz solunumda ne olur peki biliyor musunuz? vücut yağ yakmıyor, yağ yerine şeker yakmaya başlıyor. oksijensiz solunumun da böyle bir olayı var işte. peki sonra ne oluyor? şu oluyor: vücut strese giriyor. vücut strese girdiğinde ne oluyor peki, vücut strese girdiğinde şu oluyor: böbreküstü bezlerinden kortizol dediğimiz bir hormon salgılıyor. bu hormon normalde vücut sisteminin efendi gibi çalışmasını sağlayan, misal sabahları kana ufak ufak salgılanarak güne başlamamıza yardımcı olan bir hormonken spor esnasında salgılandığında kana aminoasit salınımı yapan ve bu yolla kas kaybı yaşanmasına neden olan ve proteinin glukoza çevrimi nedeniyle kan şekerini yükseltip insülin salınımı yaşatan ve yağ yakımını durdurup yağ sentezini başlatan çok tehlikeli hormona dönüşüyor. bu ne demek oluyor peki? şu demek oluyor: böyle uzun uzun koştuğunuzda yağ yakmıyorsunuz, bilakis kas kaybedip kilo alıyorsunuz. zira ne dedik? insülin, depolayıcı hormondur. kanda insülin varsa şeker de var demektir. şeker varsa vücut onu depolama işine girer. bu depolama dediğimiz şey de bildiğiniz yağ sentezi işte. sizi şişman yapan süreç.

neyse...

hiç mi koşmayalım peki? hiç koşmayın, oturup baklava börek gömün. tabii koşacaksınız -ki asıl yağ yakma programı ağırlık çalışarak olur fakat bu yazımda o konuya girmiyorum- ama insan gibi koşacaksın, efendi gibi koşacaksın. taze insan görmüş zombi gibi koşmayacaksın. ne yapacaksın peki? şunu yapacaksın: vo2 max. sınırını geçmeden koşacaksın. şimdi normalde gidip bu sınırınızın ne olduğunu öğrenmek için test yaptırın (cooper testi) diyecem ama siz ona da üşenirsiniz, o yüzden söylemiyorum. daha pratik bir yol suncam şimdi size: hiit yapacaksınız. koşarak ancak bu şekilde yağ yakabilirsiniz. zira bu yolla nabzınız sürekli yüksek olmayacağı için oksijen alım sınırını geçemeyecek, haliyle oksijensiz solunuma geçmeyecek, haliyle şeker yakmayacak, haliyle kortizol salgılamayacak, haliyle sürekli yağ yakacaksınız. üstelik bu koşu sadece 25 dakika sürecek. üstelik epoc nedeniyle 48 saat yağ yakmaya devam edeceksiniz. üstelik hiit esnasında kaslarınızı mitokondriyal seviyede etkileyeceğiniz için düşük miktarda da olsa kas uyarımı da yaşayacaksınız. yani tam da siz tembellere göre: 25 dakika sürecek, saf sağ yakacaksınız, kas kaybetmeyeceksiniz ve düşük de olsa kas kazanacaksınız. daha ne istiyorsunuz? tabii ki hiit nedir nasıl yapılır epoc nedir bunları açıklamamı istiyorsunuz. onu da siz öğrenin her seyide benden beklemeyin.
 
lezce user 03.03.2018 01:00:00

Üye
(3 Puan)


    buraya kadar olan kısım da yağ yakmak için 15 km. koşan arkadaşlaraydi.

peki ben şismanim koşamıyorum, koşarken göbeğim bıngıl bıngıl oynuyor koşmaya utanıyorum. ben ne yapayım öleyim mi diyen arkadaşlara gelelim. şaka yapıyorum ölmeyin, size de çözümüm var.

arkadaşlar yürüyün. bakın çok ciddi söylüyorum yürüyün. çıkın dışarı her gün 5 km 10 km allah ne verdiyse yürüyün. bakın yürüdüğünüzde oksijen alım sınırınızı geçmeden, %50/60 seviyesinde oksijen tüketimi yaşadığınız için, ki bunu belirleyen ana unsur nabızdır. nabzınız çok fazla yükselmediği için anaerobik solunuma geçmez, sürekli aerobik solunumda kalır, vücudunuz sürekli yağ yakma sürecinde olur ve yağ yakarak kilo verirsiniz. bu kadar basit. bununla ilgili çok fazla detaya girmeye gerek duymuyorum. bu paragraf zaten 90+ kilolular için geçerli. çözüm bu: yürüyüş. yürüyün. yürüyebildiğiniz kadar yürüyün. sınırsızca hudutsuzca yürüyün. yarın yokmuş gibi yürüyün. bu kadar.

peki bu yazi size ne anlattı? şunu anlattı: gördüğünüz gibi, yağ yakma olayı çok da sizin düşündüğünüz gibi olmuyor, her şeyin bir matematiği var. o nedenle ``ya ben spor yapıyorum yemek de yemiyorum neden kilo veremiyorum ki`` diye ağlamayın boşuna.

(Eksi sozlukten eglenceli ama altina imzami atabilecegim bilimsel bir yazi.) :)
 
lezce user 17.07.2018

Üye
(4 Puan)


    Yemeyin. 
lezce user 10.12.2018 01:00:00

Üye
(16 Puan)


    intermittent fasting yağlarınızı hızla yakmanıza yarayan bir beslenme disiplini. gün içinde belli saatler arasında yemek yiyorsunuz ve o saatlerin dışında su ve şekersiz çay/kahve dışında hiçbir şey miğdenize girmiyor. vücudunuz birkaç saat açlıktan sonra enerji elde etmek için depodaki yağları kullanıyor ve yatsanız bile yağ yakıyorsunuz. eğer o gün aldığınız kalori ihtiyaçtan azsa. tabi ki güne yayarak su içmek ve yemekleri tamamen sağlıklı gıdalardan seçmek gerekir. ve sabahları yemek yeme saatinizden önce bir şey yemeden spor yaparsanız, aşırı hızlı yağ yakarsınız. 
lezce user 14.05.2020

Üye
(90 Puan)


    Gece erken yatış, geç olmayan bir kalkış. Yüksek miktarda peynir, 3 doğal yumurta. Birkaç zeytin. İsteğe göre yanına tahin ve elma/tahin ve muz.

Temiizzz...

3-4 ten sonra acıkılıyor. Orada da sebze ağırlıklı ve bol yoğurt tüketip akşamımızı da su içerek geçiriyoruz.

Sabah kalkınca su ve egzersizi unutmayalım. Benim yaptıklarım bunlar.
 
Sayfalar:  [<< Önceki]  1 2


 
-----------------------------------------------------
Copyright©2008 - Lezce bir Kodme hizmetidir
-----------------------------------------------------


forum, chat, sohbet, haber, sinema, arkadaş, partner, muhabbet, odaları, odası, kanalı, itiraf, sitesi, siteleri.