Haber | 'İki cinsiyet arasında sıkışıp kaldım'

'İki cinsiyet arasında sıkışıp kaldım'


Dünyanın ilk androjen top modeli Andrej Pejic, 'en seksi kadınlar' listesinde yer alabilecek kadar 'güzel bir erkek'. Hem kadın hem de erkek podyumunda yürüyen tek isim olan Pejic, kuliste yaşananları ve moda dünyasının ona yaklaşımını anlattı
Forum Fashion Week kapsamında Marmara Forum AVM’de podyuma çıkan androjen top model Andrej Pejic, moda dünyasının son dönemde en çok merakla takip ettiği isim. Jean Paul Gaultier defilesinde gelinlikle podyumda yürüyen Pejic o günden bu yana kadın top modellerin kâbusu oldu. Ne de olsa 21 yaşındaki Sırp manken, erkek olmasına rağmen, FHM’in ‘en seksi kadın’ listesinde yer alabilecek kadar güzel ve çekici. Sekiz yaşına kadar Bosna’da mülteci kamplarında yetişen, savaştan kaçmak için Avustralya’ya göç eden ve orada keşfedilerek moda dünyasında çığır açan Andrej Pejic hayatını anlattı.

Moda dünyasının ilk androjen top modeli olarak, endüstride bir devrim yarattığınızı düşünüyor musunuz?
Açıkçası şu an gündemde olan androjenlik, cinsiyetsizlik akımının önemli bir parçası olduğumu düşünüyorum ki, bu hareketi benim başlattığımı söylemek bilmiyorum doğru olur mu? Ama önde gelenlerin başında olduğumu söyleyebilirim. Birçok modelin de böylelikle yolunu açtığımı düşünüyorum.

Fotoğraf çekimleriniz çok kışkırtıcı olduğu için zaman zaman eleştiriliyor...
Normal insanların bakış açısına göre ‘kışkırtıcı’ olabilir, ama moda dünyasındaki insanların anlayışına göre, o kadar da şaşırtıcı değil. Moda her zaman içinde şaşırtıcı unsurları barındırmıştır. Ama tabii dediğim gibi ‘sıradan’ insanlar dergiyi eline aldıklarında dumura uğrayabiliyorlar.

Sabah kalktığınızda bu kadar güzel görünmek ne kadar zamanınızı alıyor?
Ortalama yarım saat... Günlük hayatımda çok makyaj yapmayı sevmiyorum. Saçıma bir fön çekiyorum, yetiyor aslında. Stil olarak da, maskülen kadın kıyafetleri giyiyorum. Bu konuda rahatım, çünkü son trendlere bakacak olursanız, kadın modası da bir hayli erkeksi olabiliyor. Çok ‘cici’ kıyafetleri giymeyi sevmiyorum.

Erkek koleksiyonlarını taşırken mi, yoksa kadın koleksiyonlarını taşırken mi daha rahat ediyorsunuz?
En çok çıplakken rahatım aslında... Kadın olsun, erkek olsun yer aldığım her projeye sadece ‘iş’ olarak bakıyorum. Zaten konsepte göre de değişiyor; bazı defilelerde sert bir tavır takınmam, bazılarında ise daha dişi bir tavır takınmam gerekebiliyor. Ama şunu söyleyebilirim ki, kadın koleksiyonları daha şova dönük, eğlenceli olsa da çok daha stresli.

Peki, kuliste işler nasıl? Kadın top modeller, size kötü davranıyorlar mı?
Şu an için öyle bir durum yok, birçok kadın model arkadaşım da var ama kariyerimin ilk yıllarında işler böyle değildi. Hem göçmen oluşum, dile hâkim olamamam problem yaratıyordu, bir de üzerine erkek oluşum. Ben kendimi kadın podyumuna ait olarak görüyorum ama bazıları podyumda yer almanın haksızlık olduğunu, onların işlerini çaldığımı düşünüyordu. Neyse ki kendimi kanıtladım, mühim olan da giysileri taşımak için gerekli fiziğe sahip olmak, ben de çok iyi fotoğraf veriyorum. Ama erkek modellerle daha yakın arkadaşlıklar kuruyorum, onlar kadınlar kadar ‘kasmıyorlar’. Zaman zaman onların da cadılık yaptığı olsa da, daha feminen olduğum için beni rakip olarak görmüyorlar.

Transseksüel top model Lea T. ile arkadaş mısınız?
Evet, yakın arkadaşım diyebilirim. Lea tecrübelerini paylaşıyor benimle. O çok istiyor cinsiyet değiştirmemi... Ben de çok düşündüm bu konuyu, hâlâ da düşünüyorum. Ama bakalım... Onu çok cesur buluyorum. Tüm bunları kamuoyunun gözü önünde yaşadı ve birçok insanın ufkunu açtı.

Bir röportajınızda “Victoria’s Secret podyumunda yürüyeceksem, cinsiyet değiştirebilirim” demiştiniz...
Yani, sırf onun için yapmam tabii, ama o da işin ödüllerinden biri olur. Çünkü hayatımı iki cinsiyet arasında yaşıyorum, o da çok kolay olmuyor. Ama görünümüm açısından, halimden memnunum şu anda.

Yakışıklı değil de güzel olarak adlandırılmanız sizi nasıl hissettiriyor?
Güzel hissettiriyor.

Peki, bu ‘ güzel adam’ olma durumu başınıza dert açıyor mu? Bir kulübe gittiğinizde çoğu adamın size bir kadın gibi yaklaşarak, asıldığını söylemiştiniz bir röportajınızda...
Gençken daha zordu bu işler, erkekler bana asıldığında ne yapacağımı bilmiyordum. Ama bugüne kadar kimseyi de kandırmadım. Bir şekilde kadın olmadığımı keşfediyor bana asılanlar...

‘Keşfediyor’ derken?
Yani, fiziksel olarak keşfetmiyorlar tabii, o raddeye gelmeden arkadaşlarım ya da ben durumu açıklıyoruz. Şimdi şöhret olduğum için daha da rahatım, insanlar biliyor durumu. Ama hoş, beni tanımadan önce de bu durum değişmiyordu, biraz şaşırdıktan sonra, “Sana bir içki ısmarlayabilir miyim?” demeye devam ediyorlardı... İnsanlar benim durumumu büyüleyici ve ilginç buluyorlar. Hiç kızgınlıkla, sertlikle karşılaşmadım.

Yer almayı hayal ettiğiniz bir proje var mı?
‘Sports Illustrated’ dergisinin kapak kızı olmak isterdim. Bir de Victoria’s Secret defilesi var tabii... Bu projeleri seçmemin nedeni, insanların beni sadece lüks modaya, haute couture dünyasına ait olduğumu düşünmesi... Bu düşünceyi kırmak istiyorum. Daha popüler kültüre ait olan, herkesin bildiği markalarında yüzü olmak istiyorum.

Dossier’ın kapağındaki üstsüz pozunuz yüzünden dergi poşette satılmıştı o ay... Nasıl hissettiniz?
Bence o iş gereğinden fazla abartıldı, çünkü kadın olsun, erkek olsun eğer ortada sanatsal bir çalışma varsa, sansüre gerek yok. O kare de hiç pornografik değildi, dertleri neydi anlamadım...

Peki, FHM tarafından ‘en seksi 100 kadın’ arasında gösterilmeniz?
İşte o daha pornografik bir yaklaşımdı... Kariyerime başladığım günden itibaren kendimi hiçbir zaman seks sembolü olarak görmedim ama başka bir tabuyu yıkmaktan ötürü mutluyum.

Sizin seks sembolünüz kim?
Kate Moss .

Bildiğiniz Türk markaları var mı?
Hakaan’ı (Hakan Yıldırım) çok beğeniyorum. Bunun dışında Erdem ( Moralıoğlu) ve Hüseyin Çağlayan’ı tanıyorum. İstanbul hakkında da annem 90’lı yıllarda buraya geldiği ve sürekli buradan bahsettiği için, iyi kötü bir fikrim vardı. Kozmopolit ve çok cool bir şehir, bol bol şehri gezmeyi planlıyorum.

Ailenizle ilişkileriniz nasıl?
Çok iyi. Annem, anneannem ve erkek kardeşimle yetiştim. Onlar sadece modellik kariyerimde değil, daha öncesinde de çok anlayışlı davranmışlardı. En büyük hayranlarım onlar. Ailece çok büyük badirelerden geçtik, savaş atlattık. Benim durumum onlar için bir sorun olmaktan çok uzakta...
Bir gün aile kurmak, çoluk çocuk sahibi olmak ister misiniz?
Evet, her kıtadan bir bebek sahibi olmak istiyorum, Angelina Jolie gibi...

Bundan sonraki kariyer planlarınız nedir?
Gittiği yere kadar modellik yapmak istiyorum ama biliyorum ki her modelin bir son kullanma tarihi var... Onun için diğer planlarım var ve hazır medyanın ilgisi bu kadar yoğun biçimde üzerimdeyken, fırsatları yakalamaya çalışıyorum. Örneğin ben ve ekibim şu an bir reality-show üzerinde çalışıyorum.
Kaynak:/www.radikal.com.tr


Haber Tarihi : 07.10.2012
Haber Editörü : UntiLSleeP
  «« GERi
Bu haber 107591 kez okundu.

Haberi
Paylaş
Face
Paylaş facebook
Blog
Paylaş Blogger
Frien
Paylaş Friendfeed
Mysp
Paylaş Myspace
Twit
Paylaş twitter


Not: Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılanlardan lezce.com sorumlu tutulamaz.

Habere Yorum Yaz
Bu habere yapılmış bir yorum bulunmamaktadır

Diğer başlıklardan bazıları.
Ahmedinejad'ı kızdıran eşcinsel sorusu
Eşcinseller haftasında Hz. İsa tepkisi
Kızını tavlayana 65 milyon dolar verecek
Hayvanseverleri kızdıran yasa değişikliği
Üç erkekten son anda ayrıldı mutluluğu bir kadında buldu
“Yeni Muhafazakâr Türkiye”de LGBT’lere Yer Verilmek İstenmiyor!
Eşcinsel Kadınlardan "Görünmezliğe" Karşı Kamp
Aşk-ı Memnu’nun Bihter’i Çalıkuşu’nun Feride’si lezbiyen oldu!
Ilımlı Lezbiyen Daisy Lowe. ÇOK PİŞMAN OLMUŞ! NEDEN?
'Lezbiyen aşığım yüzüme kezzap atacak'