Bilge Adam
[email protected]
Yazarın diğer köşe yazıları ...

Bütüteç:    

EKMEK ARASI AŞKLAR

Gecenin bir yarısı…

Zar zor uyumuşum. Uykuyla aram oldum olası sorunlu, geçinemiyoruz. Az uyuyup çok yaşayanlardanım. Derinlerden bir ses, Enya söylüyor “Only Time”.. Etrafa bakınıyorum, nerde ki konseri mi var derken uyanıyorum! Cebimmiş çalan. Gece telefonları beni ürkütür, kötü haber duyacakmışım gibi gelir. İrkiliyorum, gözlerim yarı açık yarı kapalı açıyorum. “Biliyorum bu saatte uyuyosun ama ben uyuyamadım, içimde kalmasın istedim söylücem!” Ekrana bakmadan açtım, uyku sersemi birden sesini de çıkaramadım ve o feci soruyu sordum : Kimsiniz? Önce adını söylüyor, sonra fırçasını atıyor, nasıl tanımamışım sesini, demek çok hayranım varmış ki hemen unutulmuş! Ben o sırada hala derinlerdeki müzikteyim, gözlerim kapalı.

-Bitti mi? diyorum..

-Bitti!

-Ok, bir şey mi oldu bu saatte, hayırdır?

-Evet bir şey oldu, ben sana aşık oldum!

Durdum, sustum.. “Bir şey demiyecek misin?” Dedi. “Şaşırdım.” dedim. (Aslında hiç şaşırmadım) “Ama şu an uykuluyum, yarın konuşalım.”

Tanışalı henüz bir hafta bile olmadan, ben sana aşık oldum durumları bana her zaman ilginç gelmiştir. Ayrıca anlamadığım konu gündüzler çuvala mı giriyor insan aşık olunca, nedir bu gecenin bir vakti ilan-ı aşklar! Gecenin bir vakti, sabahın kör saati. Hele bir de telefonu açmazsan üst üste açtırana kadar aramalar. Telefonu meşgule almak ne demektir? Müsait değilim, olunca arayacağım demektir. Yok öyle demek değil misali hala ısrarla aramaya devam etmeler. Sizleri bilemem ama ben o kadar sabırlı değilim, açar kükrerim bir anda. Sonrada psikopat derler, zaten adım çıkmış çıkacağı kadar, inse de inmese de kaç yazar!

Neyse ekmek arasına devam…

Geçmiş zaman, arkadaştayız. Eski sevgilisi gelmiş. Yanlış anlama olmasın, artık sadece arkadaşlar. Laf lafı açıyor, saatler ilerliyor. Hanım kızımız alkol duvarlarını fazlasıyla aşıyor. Ben kadınların bu kadar çok içtiğini yıllardır sadece bu camiada görüyorum. Neden olduğunu ayrıca yazacağım. Konuyu uzatmayalım kızımız o kadar çok içmesine rağmen hala düzgün duruyor, sanırım alkolizme doğru bir gidişat var. Onlar konuşa dursunlar ben yattım.. Gece 3 gibi.. (Nedir bu gecelerden çektiğim!) Saçlarımda bir şey hissettim, irkilerek uyandım. Karşımda alkolü fazla kaçıran hanım kızımız, üzerinde sadece iç çamaşırıyla! Eğer o olmasaydı cennette miyim derdim ama karşımdakinin arkadaşımın eski sevgilisi olması bir anda şeytan çarpmışa çevirdi beni!

-Napıyosun sen???

-Bir şey sorma, çok etkilendim senden!

Bir an durdum ve şöyle bir baktım. Baş döndürücü fiziğine güvendiği ortadaydı.. da.. Bu işler bu kadar kolay mı? Valla benim gibi biri için bile değil! Vantuz gibi sarmaya çalışan kollarını güçlükle kavrayıp fırlattım uzağa. Aklını başına topla, içerde uyuyan herhangi biri değil, arkadaşım!

Durun daha bitmedi…

Malum, camiamız kimin eli kimin cebinde durumlarına müsait bir camia. Herkes bir şekilde birbiriyle akraba yada ahbap çavuş! Pişti olmak, 3-5-8 oynamak, okeye 4. bulmak, konkene gitmek çok kolay. İşin vahimi, buna bulunacak bir çözüm şimdilik yok çünkü alanlar dar ve diğerlerine ulaşmak kolay değil, çünkü diğerleri ortada değil. Açıkçası bunun çok da önemi yok. Kimse kimsenin tapulusu değil, heleki ekmek arası aşklarda hiç değil! Tanımadığın sürece nerden bileceksin karşındakinin eski sevgilisi arkadaşınmış, onun eskisi bunun yenisiymiş, öbürü berikinin bilmem nesiymiş falan filan. Dediğim gibi bu durumlara yapacak bir şey yok zira alanımız dar, elimiz kolumuz illaki bir yerlere çarpacak. Bunun üstesinden gelecek tek olgu, güven ve özgüven denklemini kurabilmek. Karşındakine güveniyorsan ve özgüvenin sağlamsa kim tutar seni. Aksi halde çuvallamak kaçınılmaz, zorlamanın gereği yok. Ha bunları yaparken birde en yakınındakine bile posta koyanlar var, o kıza yazılma, o benim! Artık kimi neyi paylaşamıyorsak! İki kişi aynı anda aynı kişiden hoşlanıyorsa kırk yıllık dostlar bile bir anda düşman olabiliyor, uzak dur ondan, yoksa fena olur!

Arkadaşının sevgilisini tanıyorsan, hali hazırda birlikte olduklarını bildiğin halde fırsat(!) değerlendirmeye çalışıyorsan ya arkadaşına dost ayaklarıyla düşmansındır, yada uçkuru düğümsüz insansındır! Hoş daha da vahimleri var, iki kardeşle birlikte olanlar, üstelik bi de bunları aynı anda idare edenler! Sonra sevgilisine beşi bir yerde takanlar, üçü bir arada sevenler, iki sevgiliyi aynı anda idare ederken onları bir birine kuzenim diye tanıtanlar! Başkasıyla birlikteyken çalan telefona bakıp ahizenin ucundakine nefes nefese “Bende seni düşünüyordum aşkım!” diyenler! Kıskandıysam namerdim ama Osman görse çok kıskanırdı herhalde!

Neyse gelelim sonuca… Yukarıdaki örneklere baktığımızda, heterolarda yaşanan bozuklukların bizde de olabildiğini görmek açıkçası çok sevimsiz bir durum. Onun hayatı beni ilgilendirmez diye düşünürsek evet bireyselde ilgilendirmez. Ancak hem kendimizi kandırılan kişinin yerine koyduğumuzda (ki bizimde başımıza gelebilir) hem de camiamızın vizyonu olarak yakından ilgilendirir. Ben rastladığımda eğer uç noktalardaysa uyarıyorum, gittiği yanlış yolun doğrusunu anlatmaya çabalıyorum. 1,2,3… Baktım ki olmuyor, devam ediyor o karanlık sularda yüzmeye.. Böyle giderse ve beni dinlemezse arkadaşlığımı bitirebileceğimi söylüyorum. Bunun için biraz yürekli olmak ve arkadaşlığı kaybetmeyi göze almak gerekebilir. Camiamızın görüntüsünü düzeltmek adına yapılması gerekenlerden biri bu ve bu yüreklilik bende olduğu kadar sizlerde de var biliyorum. Çoğunluk aynı tepkiyi verirse bir süre sonra yalnız kalacaklar ve mecburen adam olacaklar. O halde birbirimize ve kendimize sahip çıkmak adına lütfen bu tarz çarpık ilişkilere sessiz kalmayalım, uyaralım, yanlışlarını gözlerine sokalım… Unutmayın, herkes kapısının önünü süpürse, koca mahalle tertemiz olur…

HAMİŞ : Kaşarı severim. Ama sadece yemeklerde…

Işık ve Sevgiyle

Bilge ADAM



Tarih: 30.09.2013

Okunma: 4689
Paylaş Face
Paylaş facebook
Blog
Paylaş Blogger
Frien
Paylaş Friendfeed
Mysp
Paylaş Myspace
Twit
Paylaş twitter


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısının tüm hakları lezce.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, alıntılanan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir.



Not: Bu sayfalarda yer alan Köşe yazıları ve okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan lezce.com sorumlu tutulamaz.

  Bu yazıya ait yorumlar

  Yorumlayan: Pessimist
söz konusu irade olunca bu kapının önünü süpürmek kadar kolay olmuyor. tespitler doğru senle aynı fikirdeyim ancak alkolün ve tüketiminin marifet olarak algılandığı bir noktada iradeyi kontrol etmek bir adım daha zorlaşıyor. Anlayamadığım ve yüksek oranda utanç verici kareler..

  Yorumlayan: maschera
Hocaaammmm :) keyifle we seslice okudum yazınızı .. sewgilim de dinledi sizi :) we biz sewiyoruz sizi :)) we ben derim ki :) karakterse bozuk olan... yokluk yada bolluk bahanesidir midesizliğin ;)))

  Yorumlayan: schmied
Yazısınızda vermek istediğiniz sonuç çok doğru hocam. Ama bu içki denilen meret olaya 3.sahis olarak girdiğinde kimseyi tanimiyor. Benim basima geldi en güvendigim dostum bunu yaptı bana sonra ayilinca Özüre kostu ama ben de ki vicdan ne dostlugu silebildi nede o vatandasi, tabi bunun sonucu olarak olan bana oldu. Bunların düzelmesi için ortamlarin ve arkadaş dost bellediklerimizi Bence once çok iyi tanimaliyiz. Evet bizlerin saglam dostluguda zor kuruluyor eskisi gibi kolay değil ama direk kardeşim modunda yakinliktan önce kişilik olarak bir kaç şeye dahil olunup (bir seyler yasanmali) ilerlenmeli...
Agiziniza Sağlık, yüreğinize Sağlık ,kaleminize Sağlık.

  Yorumlayan: Joyeuse
Ar damarinin catlama meselesi var. Ben kendimi tatmin edeyim, heyecanim daim olsun, bol olsun gerisi ne olursa olsun diyenler var. Gunubirlik yasamanin, ileriye donuk planlari olmamanin, hedefleri sadece tavlamada becerili olmanin marifet sayildigi zihniyetler cokca var. Icki bahane, evet keyiflenirsin ama kendinden gecip, icki arkasina saklanip guc bende artik nidalari okumak iticilik, gericilik.
Seni uzaktan sevmek asklarin en guzeli devri yok artik, gel-gec asklar, harcanisi asklar ragbet goruyor. Bir bakis, bir gulus yetmiyor. Cabuk olsun, hemen olsun, olmazsa da olmasin ne cikar sevdalari var artik. KEndinizden odun vermeyin, kisiliginizi kaybetmeyin hatta guclendirin ama sevgiyi cok da basite almayin derim. Ask gider sevgi kalir,o sevgiyi yasatmak da emekle ve hosgoruyle olur. Asirililiklar iticidir, dozaji ayarlamak gerek. Dengeli gunler! Yazi icin tesekkurler. (Turkce harflerim yok, ozurler)

  Yorumlayan: kelebek13
40 yaşında bana aşık olan birinin bütün duvarlarımı yıkmama sebep olan aşkı ile hiç açmadığım bir kapıdan içeri girdiğimde ümit ettiğim, bu `kendi` olma savaşında bu toplumun kabullerine rağmen başarılı olmuş birisiyle, bu benim için oldukça saygı uyandıran duruşla, insanoğlunun özellikle de bir hemcinsimin sevgi boyutunda farkındalığını birlikte yaşamaktı. Bu o güne kadar hiç tatmadığım bir heyecandı. Özgürlük hisinin bu kadar mana kazandığı bir yerde olmamıştım. Ama ne oldu? Bunun benim sadece benim algım olduğunu anlamam çok uzun sürmedi. Varoluşun hiçbir noktasına saygısı olmayan biri o güzel bahçeme girdi ve herşeyi yerle bir etti. İlk raundu kaybettim. Ama ümitliyim. Yine her mevzuda olduğu gibi burada da kendini bilmenin ne kadar önemli olduğu bir kez daha teyid edildi. Sevgiler...

  Yorumlayan: sessizkalp
Vay be ne camiaymış! Bu konu üzerine bir sürü yazı yazılabilir; ama yeri ve zamanı değil. Fakat yazılar güzel. Köşe yazarlarımız bu aralar sıkı çalışıyorlar. :D

  Yorumlayan: Akropolice
İnsan olmanın gereği olarak zaten dürüst olunması gerekirken bunu ayrıcalıkmış gibi yaşadığımız bir toplumdayız maalesef. İçkinin arkasına sığınmak bahane bulmaktan başka hiç bir şey değil. Alkollüydüm pardon diye bir cümle olamaz, adabınla içmeyi beceremiyorsan içmeyeceksin o zaman! Zaten bu durumların içkiyle tam olarak bağlantısı da yok. Alkol almadan da her türlü rezilliği rahatlıkla yapabiliyorlar, şahit oluyoruz. Bu bir yapı ve karakter meselesi. Karakteri bozuk insanlar her türlü rezilliği zaten mübah sayıyorlar. İşin acı tarafı eşi dostu da buna göz yumarak çanak tutuyor, kimsenin uyardığı falanda yok.

Tespitlerinizin doğruluğuna diyecek söz yok hocam. Kaleminize fikirlerinize sağlık, iyi ki varsınız. Bu tür konuları ancak siz yazabilirsiniz. Işığınız daim olsun.

  Yorumlayan: umut_che
okuduğum en eğlenceli yazılardan biriydi anlayan için bol mizah barındıran anlamayan için bol nasihat kokan hele birde üstüne alınıp alınmaz görünen gocunan yaralılar var ya tadından yenmez harika bir yazıydı kaleme kalem sahibinin güzel yüreğine sağlık :)

  Yorumlayan: hatirla_s
Ekmek arası aşklar.. periyodik aşklar..Numaralı aşklar (1.ex 2.ex 3 .ex diye devam eden ).. bu kadar aşk trafigi olunca,carpmalar olması da normal tabiki.
Alan dar, kişiler sayılı,ortam suistimale müsait .Temkin,temkin nereye kadar diyoruz bazen haklı olarak .

Eleştirmek işin kolayı,zor olan özeleştiri yapabilmek bence...
Kabul etmek gerekir ki, öyle veya böyle bircogumuz bu yanlışlardan nasibimizi alıyoruz.(bazen yapan ,bazen maruz kalan olarak)
Etik çıtasını yerlerde süründürmeye bu camiada kimsenin hakkı yok! ,Yapılan her yanlısın cogumuza mal edildigini düşünürsek .

Ortam ne kadar dejenere olursa , kullanma amaçlı kişilerin ortama girmeside o kadar kolaylaşıyor. Yanlızca ilişkilerdeki düzeysizlikler degil ,kandırılma maddi sömürülme durumlarının olusması da bu dejenere ortamlardan kaynaklanıyor.

Yanlışlar ve yanlış kişilerle ilgili birbirimizi uyarıp ,belli bir dayanışma ve etik çizgisiyle birbirimize sahip cıkma konusunda yazarımıza sonuna kadar katılıyorum

NE DERSİNİZ? O KADAR DA ZOR OLMASA GEREK !!

  Yorumlayan: ALTI2
bu hale gelmemizin sebepleri !
ekmek arası aşklar,ekmek arası karakterler,ekmek arası namuslar,ekmek arası kalpler ve utanmayan onca insan...

  Yorumlayan: askin
Malesef içki sisede durduğu gibi durmuyor bir bayana içki uzak olmalı en tehlikeli illet ne hayatlar söndürdü bilirim Ayık kafayla aşk en güzel duygudur


[Yorum eklemek için tıklayın]