Bilge Adam
[email protected]
Yazarın diğer köşe yazıları ...

Bütüteç:    

ÇEKİM YASASI NEYİ ÇEKMEZ Kİ!

Her fırsat da savunduğum bir düşünceyi, onun duvarında kapak fotoğrafı olarak gördüğümde (-ki aslında çok da geç fark ettim) sarsıldığımı hatırlıyorum. “Eğer gerçekten farklı bir yere gitmek istiyorsan kendi içine git. Şaşıracaksın.” diyordu paylaşımında sevgili Zümrüd-ü Anka..

O paylaşımı gördüğüm an da bir kere daha teyit ettim ki, çekim yasası denilen şey uydurma değil, gerçeğin ta kendisi. Paylaşımını paylaştım duvarımda. Mesaj yollamış bana teşekkür ederim diye. Dedim ki “Yolu sevgiden geçenlerin o yolda karşılaşması gibi bir şeydi bunu görmem”..

“Severim sizi, yorumlarınızı.. yazılarınızdan bizleri baya bir mahrum ettiniz…” diye başlayıp karşılıklı devam eden koyu bir sohbetin ardından aklımda kalan yegane şey o sıcacık sevgi sunumlarıydı.. Birbirini tanımayan insanların, birbiri hakkında sadece paylaşımlarına bakarak fikir sahibi olmaları ne kadar ilginç değil mi? O beni yazılarımdan tanıyordu, bense onu paylaşımlarından.. Başka hiçbir tanışıklığımız ve hiçbir bağımız yoktu. Ama biliyorduk ki düşünceler ortaktı. Kendimiz gibi düşünen insanların varlığını görünce nasıl da aydınlanır içimiz, nasılda altın parçaları gibi savrulur pırıltılı ışıklar gözlerimizde. “Yalnız değilsin!” deriz kendimize, yalnız değilsin!

Yalnız değildim işte. Ne güzel de dedi “Severim sizi” diye.. Bilmediğim bir yerde bilmediğim birinin beni sevmesi.. Ailenin bir ferdi gibi, çok sevgili bir dost gibi. Fikirlerini önemsediğin bir büyüğün, başın dara düştüğünde çalacağın bir kapı gibi “Severim sizi”.. Sevdiği elbette fikirlerim ve düşüncelerimin getirileriydi, ortak paydalarda buluşmak, ışığın etrafında dönmekti. Bende sevdim onu. İçtenliğini, egosuz samimiyetini, kendiyle barışık, hayatla oyun oynayan hallerini.. Evin kızı gibi, çok sevgili bir dost gibi..

“…çok yazmayı planladım size neden ve tekrar neden yazmaktan uzak kaldınız diye lakin rahatsızlık vermek istemedim ve bugün evren bunun olmasını bana sundu..”

İşte sarsıldığım bir ortak payda daha. Kuantum.. Sunduğu neydi evrenin? Bu olayın gerçekleşmesini sağlamaktı. Benim onun paylaşımını fark etmem ve paylaşmamla başladı her şey.. Onun bana soramadığına ben kapı açtım buradayım diye, farkında olmadan. Pozitif enerjinin ve çekim yasasının evrendeki mucizesi. Neye odaklanırsanız, onu kendinize çekersiniz. Evren neyi düşünürseniz size onu getirir. İşte tam da buna örnekti bu..

Şimdi arkanıza yaslanın ve bir düşünün. Gün içerisinde sabah kalktığınız andan gece başınızı yastığa koyduğunuz ana kadar aklınızdan geçen, dilinize vuran cümleleri..

-Bunu asla yapamam (dersen yapamazsın)

-Zaten ben çok şanssızımdır (öyle olmaya devam edeceksin)

-Kader yüzüme bir türlü gülmüyor (gülmeyecek de)

-Benim buna cesaretim yok (ne zaman vardı ki)

-O kadar güzel (yakışıklı) değilim (öyle diyorsan öyledir)

-Beceremem, beceriksizim (üstüne bastın, öyle kalacaksın)

-Ne kadar ilginç olay varsa beni buluyor (mıknatıs mısın)

-Değişmez bu kafa (iyi bekle madalya taksınlar kafana)

-Bana çıkmaz ama neyse deneyeyim (deneme çıkmayacak)

-İşimden nefret ediyorum (işin de senden nefret ediyor)

-Bıktım sürekli hastalanmaktan (hastalık hastası mısın)

-Para kazanmak çok zor (öyleyse kazanma)

-Parayla işim olmaz, olsa da olur olmasa da (bana verebilirsin)

-İnsanlara kolay güvenmem (sana niye güvensinler)

-Bahtsız bedeviyim (hikayeyi bilsen kendine yakıştırmazsın)

-Off ne zaman gelsem park yerleri dolu (hep de dolu olacak)
-Ne kötü bir gün (sabah nasıl başladığına bir bak)

-Allah beni kahretsin (dünden ölmüşsün haberin yok)

Liste böyle uzar gider, hepsini yazmaya kalksam sayfalar sürer. Tabii buna bir de içsel duygu eylemlerini de eklemeliyiz. Kıskançlık, hasetlik, dedikodu, iftira, yalan vs vs.. Burada da liste uzuyor değil mi? Eğer tüm bunlardan bir tanesine bile “evet” dediyseniz, hayatınızda ki pek çok şey yolunda gitmiyor demektir.

Yani “yanlış yerde duruyorsunuz.”

Eğer isterseniz her şeyi değiştirebilir, yeniden inşa edebilir, kendinize pırıl pırıl bir hayat verebilirsiniz. Bunun için tek yapmanız gereken “Kendinize izin vermek” Size ekmek, su veya üstüne para istemeyen bir sistemden bahsediyorum. Pek çoğunuzun duyduğu “pozitif düşüncenin gücü”nden.. Eğer üzerinde çalışırsanız, hayale değil, huzura, mutluluğa, berekete giden yoldan bahsediyorum...

Bir kere her şeyden önce şunu bilmeli ve kabul etmelisiniz, kendi dünyanızın merkezi ve tek hakimi sizsiniz. Çok özelsiniz ve asla yalnız değilsiniz. İçinizdeki mutlak güç daima yanınızda ve yardıma hazır, yeter ki istemeyi bilin. Çok özelsiniz çünkü öyle ya da böyle, iyi yada kötü, çirkin yada güzel “teksiniz”, “sizden bir tane daha yok”. Öyleyse niye işe önce kendinizden başlamıyorsunuz? İnsanın kendine yapacağı yatırım, en kıymetli ve getirisi en yüksek yatırımdır.

KURAL 1 : KENDİNE İZİN VER! KENDİNİ AFFET!

Kendini sen sevmezsen, biz niye sevelim? Sen kendine saygı duymazsan biz niye duyalım? Kendine güvenmezsen, biz sana niye güvenelim? Kıymetini bilmez, kendinin farkında olmazsan, biz niye olalım? Kendini sev. Kendine ve içindeki mutlak güce güven. Beynine ve bedenine iyi davran, onlar senin eserin. Geçmiş keşkeler, gelecek ise kaygı barındırır. Nasıl nem, binayı içten içe çürütürse, keşkeler de farkında olmadan öyle yer bitirir insanı. Geçmişli gelecekli cümleler kurma. Evren şu anı yaşatır, gerçekleştirir. Gelecekli cümleler kurarsan hep gelecek de kalır, geçmişi kurcalarsan geçmişe takılırsın. Senin işin bugünle. Bugün nasılsın? Mutsuz? Parasız? Sağlıksız? Bugün bunlar için ne yapabilirim, nerden başlayabilirime odaklan. Ve kendine izin ver. Zihnini seni engelleyen zehirli düşüncelerden arındır. Hataların ve hüzünlerin için kendini ve buna sebep olanları içinden de olsa affet. Onların yükünü taşıyarak bugünü ağırlaştırma. Onlar kim ki bugüne taşıyorsun kırgınlığını, bırak affet gitsin. Unutma, sen bunu kendin için yapıyorsun.

KURAL 2 : İÇERİĞİ NE OLURSA OLSUN, OLUMSUZ CÜMLELER KULLANMA!

Sen işini kış tut yaz çıkarsa bahtına diye düşünürsen o yaz bir türlü gelmeyecektir. Başarmam çok zor dersen başarısız olursun. Çok kötüyüm dersen günün hep kötü olur. Param yetmiyor, ay sonunu getiremiyorum dedikçe o para hiçbir zaman yetmeyecek. Düşündüğün başına gelir diye bir şey duydun değil mi? O zaman çok zor demek yerine nasıl yapabilirime odaklan. Olumsuza değil, olumluya odaklan. Paranın az olduğuna takılmak yerine nasıl çoğaltabileceğine kafa yor. Çok hastayım hep hastayım deme, en azından bu satırları okuyacak gözlerin var, sağlığına şükret. Maddi manevi sahip olduğun her şey için tek tek şükret. Şükür; yeni nimetlerin, bolluğun, bereketin ve huzurun kapısını aralayan anahtardır.

KURAL 3 : TEKRAR TEKRAR DENEMEKTEN ASLA VAZGEÇME!

Dediklerini yaptım ama olmuyor deme! Bunca yılın alışkanlığını bilinçaltınızın hemen değiştirmesi “Aaa bu çok iyiymiş yaa eskiye güle güle yeniye hoş geldin” demesi bir anda mümkün mü? Sende biliyorsun ki en olmadık alışkanlıktan vaz geçilmesi yada kabullenilmesi için uzmanlar bile 21 günlük bir süreyi ön görmüş. Ve zihninde ne varsa, neyi istiyorsan mutlaka bunları bir görsele yerleştir, bir kağıda yaz veya en olmadık bir şey yap, mesela cebinde beş kuruş olmasa bile git o galeriye bir deneme sürüşü yap. Çekim yasası Pollyannacılık bile olsa, fark etmedin mi, hayat Pollyanna’ya güzeldi :)))

HAMİŞ : Arkadaşlar bahsettiğim konu son derece ayrıntılı ve alt dalları olan bir konu. Takdir edersiniz ki hepsini buraya sığdırmam imkansız. Konunun daha net anlaşılması açısından aşağıda bazı basit linkler verdim. Ayrıca Nil Gün bu anlamda kitaplarını önerebileceğim uzmanlardan ilki. Araştırdıkça sizlerde bir dünya bulabilirsiniz. Lütfen aşağıdaki linkleri inceleyin, yan linklere bakın, olumlamaları araştırın, hayatınızı maddi /manevi iyileştirmeye önce kendinizden başlayın. Bir düşünün, işe kendinizden başlayarak ne kaybedersiniz, ya da şöyle sorayım, buna değmez misiniz?

www.youtube.com/watch?v=YQx4FgxzKbg

www.youtube.com/watch?v=avcdKHoM_fc

www.youtube.com/watch?v=rBmEWmXJA-I

www.youtube.com/watch?v=s6oTT1B8Ng8

www.youtube.com/watch?v=s6AOTuN5FiM

www.youtube.com/watch?v=6kSuBJWiQDY

www.youtube.com/watch?v=4J0n6cBd5bA

www.youtube.com/watch?v=BagR7gkS7sI

http://zaltac.ogu.edu.tr/olumludusunce.htm

Işık ve Sevgiyle

Bilge ADAM



Tarih: 02.01.2016

Okunma: 1710
Paylaş Face
Paylaş facebook
Blog
Paylaş Blogger
Frien
Paylaş Friendfeed
Mysp
Paylaş Myspace
Twit
Paylaş twitter


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısının tüm hakları lezce.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, alıntılanan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir.



Not: Bu sayfalarda yer alan Köşe yazıları ve okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan lezce.com sorumlu tutulamaz.

  Bu yazıya ait yorumlar

  Yorumlayan: Akropolice
Neden herşey bu kadar ağır diye sorduğumda;
``Sözlerinize dikkat edin, düşüncelerinize dönüşür;
Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür;
Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür;
Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür;
Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür;
Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür;
Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür.``
demiş Gandi usta demiştiniz bana bir zamanlar.Uzun uzun konuştuğumuz o günden beri dediklerinizi uyguluyorum hayatımdaki herşey inanılmaz değişti hocam.İyiki varsınız , iyiki bizimlesiniz sizi çok ama çooookkk seviyorummm :)))

  Yorumlayan: LIberty
Bazen olumsuz dusunceler icinde bulabiliriz kendimizi, yorgun, bitkin, tukenmis, caresiz, hayata kusmus..depresyonu cagirir bu durumlar..gece uyuyamaz, nefes alirken darlik cekersiniz..evet bunlari da yasayan bizleriz...ne kadar insan bilincli olup, farkindaligi da olsa bir surec vardir onu yasar...kendimize cok yuklenmeden, bu depresyon cukuruna batmadan ordan cikabilme gucu de bizde...yeter ki eyleme donusturup, kendimize bictigimiz degeri tekrar gozden gecirelim....kendimize donmek ve pozitif yonlerimizi gormek bize mutluluk verecektir....aynaya bakip kendimizi opelim.. evet hersey kendini kabulle basliyor, sevmekle basliyor.


[Yorum eklemek için tıklayın]