Özgür Kelebek
[email protected]
Yazarın diğer köşe yazıları ...

Bütüteç:    

Teşekkür Ederim

Hayatımızda çoğu kişiye teşekkür ederiz. Bazen yersiz, bazen yerli, bazense sebebini dahi bilmediğimiz çoğu konuda. Benim teşekkür edeceğim kişi, hepinizin bir defa bile olsa yazısını okuduğu kişi. Benim ona borçlu olduğum o kadar çok şey var ki. Bunu sadece ona, böyle bir yazı şekli ile sunabilirdim. Yüzüne söylemektense okumasını istediğim bir şekilde. Sizler ile paylaşarak. Çünkü geç kalınmış bir teşekkür bazen teşekkürden çok farklı bir şeye bürünebiliyor. Anlamını yetirebiliyor. Hepimizin mutlaka kendisine ait yol gösteren birileri yada biri hayatında var olmuştur.

Bana ateşböceği olmamı öğretti. Karanlığın içinde ışık olmamı. Kendi ışığımı fark etmemi ve o ışığı söndürmemen gerektiğini. Onu ilk tanıdığımda, bana karşı konuşması onu tanıktan sonra da hiç o ilk konuşmasını değiştirmediğini, ben bu kişide gördüm sadece. Duruşu hayata karşı olan adımları benim zorlu dönemlerimde yoluma ışık tuttu. Ama onu dinlemem gerektiğini, yaptığım bir çok hatandan sonra öğrendim. İnsan bazen dinlemez sadece kendi kafasının dikine gider. Sonra bir yerde durur fark eder ki. Kaybettiği çok şeyi var. Sonra devam eder, çünkü inanmaz. Sonuç kan revandır. Herşey bittiğinde ise oda bitmiş olur. Bunu da sadece o an anlar=)

İşte o anlarda yanında olan kişinin tecrübesi ve duruşu çok önemlidir. Herkes o duruşu sergileyemez. Herkese de zaten bu zamanda güvenilmez. Ben hayatımda ki bu kişinin duruşunu ve varlığını herşeyi kaybettikten, sonra anlamadım. Herşeyi kazanmaya başladığımda anladım. Çünkü kaybetmeyi beceren biri mutlaka bir zaman kazanmayıda başarabilmeliydi. Eğer kaybettiğim zaman yanımda olsaydı şu an kazandığım şeyin değerini anlayamazdım.

Bu kaybettiğim zamanlarda kendisini çok aradım. Ne bir ses, nede bir geri dönüş kendisinden bana karşı asla olmadı. Bekledim kendisini belli bir süre. Ama öğrettiği bir şey vardı ki. ‘’En kötü zamanlarda çareyi kendi benliğinde aramak!’’ Başkasının çarene derman olması senin sadece bir gününü ilerletir. Kendinin kendine derma olması her zaman bir adım atmanı sağlar. Zorda kalınca insan çareyi hep bir başkasında arar. Bunun doğru olduğuna inanır. Oysa ki tek çare kendisidir. Bana bu unutamayacağım yaşam boyu olan dersi, bu kişi öğretmiştir.

Hangi değeri daha çok özler insan; aldığını mı, verdiğini mi? Belkide çoğumuz o değeri vereni değil o değeri almayı özledik. O değere sahip çıkılmasını, değer alarak hesabını yaptık hep. Oysa değer insana özgüydü, unuttuk çoğu zaman. Ben o kişinin beni bir gün arayacağını biliyordum. Dediğim gibi de oldu. İlk onun aradığını görünce telefonumda, hiç zaman kaybetmeden açtım. Duyduğum o ses ilk tanışma gibi hiç değişmemişti, şaşırmadım. Merhaba sevgili özgür kelebek nasılsın?=) O an anladım ki ben bir yol aldım. Yani kazandım, kaybetmek artık geride kalmıştı. Oda bunu anladığımı biliyordu zaten. Çünkü ben kimin öğrenciydim=)

Unutmadığım daha doğrusu unutamadığım bir sözünü daha hatırladım şimdi, o gün aradığında. Bazen büyük hayal kurmamak gerek. Bazen ileri dönük plan yapmamak gerek. Akışına göre yaşamak değil plan yapmadan yaşamak gerek. Çünkü büyük hayal ve planlar bir gün yer değiştirebilir buna kendini hazırlamak gerek. Haklıydı, şuan ki aldığımız nefes bile bize verilen bir sınır çerçevesinde. Sustum, sadece onu dinledim. Hafızama her kelimesini kocaman bir kara kalemle, büyük büyük harflerle kazıdığım tek üstadımı dinledim. Her cümlesi bir parantez oluşturur. O konuşur sen dinlersen sadece, anlamazsın yaşaman gerekir sözlerini. Parantez içine kendin koymalısın, kendine ait cümlelerini.

Herkesin bir üstadı bir hocası olmalı demiyorum. Ama herkesin bir dinlediği kişi vardır. Sen konuşursun o dinler. Sonra sen yoluna bakarsın, o yoluna. Halbuki dinlemek yetmez. Bazen konuşmayı da becermek gerekir. Karşılıklı konuşabilmek ve yoluna ışık tuttuguna inandığınız kişiyi asla kaybetmeyin. Neyin ne zaman, nasıl olacağı belli olmaz çünkü. Ben zamanında dinlediğimi sanıp, bana verdiği değer üzerine kendisini sevmiştim. Zaman değişti, halbuki değer onun kendisi imiş. Onun sessizliğinde bunu anladım. Çok geçmeden fark ettim. Bazen geç kalmak gördüğün değerininde bittiğini gösterir.

Unutmak, hafızanın soluklanması, anılarsa geçmişin sandalıdır. Yazılarımdaki duygu ve düşünceyi bana katan kişiye sesleniyorum aranızdan.’’ Önceden sadece hayalperesttim, öyle hayaller kurardım ki yazmaya korkardım. Onu tanıdıktan sonra, öyle yazılar yazmak istiyorum ki hayal bile kurmadan kendimi yazmakta buluyorum. Bana kattığı şey benim beklediğim herşeydi. Çünkü yazı yazmak hayalimdi. Şimdi ise gerçek oldu. Bunların hepsini ona borçluyum. Bu borçmu maddi anlamda kendisine vermem. Çünkü maddi değer cepte durdukça katlanır, harcandıkça biter. Ben ona manevi olarak bu yazımı sunuyorum. Her okuduğunda unutulsamda beni hatırlanması için. Bana öğrettiği gibi; yazmak unutulmayı önler. Işık tutmak yazmaktan geçer. Konuşmak o anda kalır ama yazılar hiçbir zaman silinmez. Onu tanıdığıma çok mutluyum. Herkesin tanıdığına çok mutlu olduğu bir kişi, hayatında fazla sayıda olmuyor ne yazık ki.

Çok teşekkür ederim Sayın (Bilge Adam) Hocam; sizinle tanışmak sadece bir kelimeden ibaret değil. Sizi anlatmak ise sadece bir cümleden ibaret kalmıyor.

İyi Okumalar. Sevgiler.

DipNot: Hayatınıza giren her kişi bir çok anlam katar size, ama bazen bir kişi sizin başkalarının hayatlarına anlam katmanızı öğrettir. Bu kişileri hayatınızda bulun zaman kaybetmeden=)

Özgür Kelebek



Tarih: 02.02.2014

Okunma: 2152
Paylaş Face
Paylaş facebook
Blog
Paylaş Blogger
Frien
Paylaş Friendfeed
Mysp
Paylaş Myspace
Twit
Paylaş twitter


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısının tüm hakları lezce.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, alıntılanan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir.



Not: Bu sayfalarda yer alan Köşe yazıları ve okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan lezce.com sorumlu tutulamaz.

  Bu yazıya ait yorumlar

  Yorumlayan: ask_ben_84
helal abıcım tebrık ederım senı kocaman optum

  Yorumlayan: schmied
Çok teşekkür ederim birtanem. Bazı değerler kaybolmamasi gerek, dediğin gibi. Seni seviyorum.

  Yorumlayan: okyanus83
Ufaklık sana yapılanı en güzel şekilde tşk sunmuşun taktir ettim dostum;))

  Yorumlayan: DramatikSoprano
Bu yazı beni çok etkiledi.. Ne kadar güzel yürekten yazılmış sözler gayet manalı içten samimi cümleler değer verdiğimiz dostlara bize sundukları güzellikler maneviyatlar için bu tarz yazılar bence gayet hoş ben çok beğendim kelebeğimin bu yazısını Bilge Adama sevgiler umarım beğenmiştir bu yazınızı özgür kelebek. Seni seviyorum

  Yorumlayan: schmied
Sevgili Hocam;
Düşünceniz için çok teşekkür ederim. Bu dizeleri sizden okumak ben için çok önemliydi ve şuan çok mutluyum sayenizde. Yüreğinize, kaleminize sağlık. Birlikte her daim yeni umut ve karanlığa karşı ışık olmak dileği ile. Saygilar.

  Yorumlayan: Akropolice
Ben bu yazıyı ayakta alkışlarım :)

Sitemizin gelmiş geçmiş en güçlü kalemlerinden Bilge Adamı, camiamızda olup da bilmeyen, duymayan yoktur sanırım. Akademik vasıfları bir tarafa kendisi gerçekten çok çok özel bir insandır. Acı olan onun gibi nadide insanlar sanki çokmuşlar gibi gerçekten de ne kadar savurgan davranıyoruz sosyal yaşamımızda. Oysa onlar bizim ışığımız ve yol göstericimiz olmaktan öte varlıklarıyla gizli bir sığınak, donanımlarıyla pusulamız, kör kuyulardaki merdivenlerimizdir.

Egoyu ve bahaneleri bir tarafa bırakıp sahip çıkmalıyız değerlerimize. Hele hele bize verdikleriyle bizi biz yapan büyüklerimize, dostlarımıza sevgi ve şükranlarımızı eksik etmeyeceğimiz bir dünya dileğiyle..

Yüreğine sağlık Özgür Kelebek, mesajı mükemmel bir yazı olmuş. Bu kadar genç yaşında ahde vefa gibi böylesi önemli bir olguya sahip olman, bunu herkese hitap eden bir bölümde yazıya dökmen çok örnek bir davranış, gönülden tebrik ediyorum seni..

  Yorumlayan: marry
İnsan çok yeteneklidir senin gibi ama bazen bizi cesaretlendirecek birileri gerekir hayatta, Bilge Adama teşekkür ediyorum şu an senin yazılarını okuyabildiğim için,bir gün kitabını da okumak istiyorum, ayrıca dipnotunu da çok sevdim.

  Yorumlayan: Teqila
Sevgili Özgür Kelebek

İnsanın hamurunda ne varsa, ortaya çıkan odur. Sen zaten bir ateş böceği idin, zaten yüreğindekiler sağlamından parlıyordu hapsolduğu yerde. Ben sadece o ışığı yakaladım ve ortaya çıkmasına yardımcı oldum hepsi bu.

Yanında olmama gelince.. Biri karanlığa düştüğünde elimi uzatırım düştüğü yere doğru, ama tutup da kendime çekmem. Sadece sağlam bir şekilde dururum ki elimi tutarken güç alıp, kendini kaldırabilsin diye, tıpkı sağlam bir dal gibi.. Eğer kendini kendin ayağa kaldırabilirsen, daha güçlü olur kazanımların. Yok eğer ben direkt kaldırırsam, bir süre sonra tekrar düşersin, zira senin emeğin yoktur o dirilişte.. Ben elimi uzattım, sen tutup kendini kendin çektin karanlıklardan :) İşte bu yüzden biliyorum ki bundan sonrakilerde o kadar kolay düşmeyeceksin, düşsen de daha kolay kalkabileceksin.

Bu sürpriz yazının bende yarattığı etkinin tarifi yok. Ben ne yazar ve şair adayları biliyorum ki bırak teşekkürü, bir tartışmanın ortasında ona verilen tüm değerleri bir tarafa atıp, gençliğinin verdiği ateşle hadsiz, haksız ve saygısız bir şekilde çirkinleşebiliyorlar. Ne adaylar biliyorum ki birbirlerinin başarısını, sevilmesini vs.sini çekemiyorlar, kıskanıyorlar.. Oysa sen hayatındaki değerlere karşı zaten her zaman için çok saygılı olan, hiçbir zaman için çizgiyi aşmayan, teşekkür kadar özür dilemesini de bilen pırl pırıl bir gençsin.

Bu sıcacık, sevgi dolu sürpriz teşekkürün için sana tüm içtenliğimle sevgilerimi yolluyorum, sevgiyle kucaklıyorum. Yüreğine, kalemine sağlık...


[Yorum eklemek için tıklayın]