Simurg Nakrut
[email protected]
Yazarın diğer köşe yazıları ...

Bütüteç:    

Hoşçakal

Merhaba Yüreğim, içim dışım her bir noktamda beni kontrol altında tutan ey güzeller güzeli yüreğim. Özgür bırakma zamanı geldi de geçiyor artık. Saklayamazsın yok olan bir duyguyu. Aklına sığmıyor biliyorum; o kocaman hissin sende olmayışını, ama yok kabullen. Bıktım egolarından! Biliyorum ki sen hiç aklın dediklerini kaale almazsın. Ne kadar dik başlı ne kadar isyankar ve kontrolcü olduğunu senden başka kimseye söz hakkı da vermediğini fena halde öğrettin bana. Sana artık hiç bir şey için emir kipi kullanmayacağım yeterr artıkk demeyeceğim Biliyorum sen güzel bulduğun yerdesin, karşında tutunduğun kimdi. Yine o dinlemediğin aklın sana seslenişi. Gördün mü ben sana demiştim söylemleri. Kahredici artık, yerimden kalkamıyorum nereye tutunsam ayrı çirkin. Aklım, yüreğim birde işin içine ruhum girdiğinde resmen sıçtık. Kılavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmaz hesabına dönüyoruz. Hadi hayırlısı..
Biri var tam da içimin en derinliklerinde kalan, sabah akşam göz bebeklerimde çoğalan, gece karanlıklardan süzülen ışığım, baharım, kahrım, rüyalarımdaki kabusum, gül yüzlüm, ben bakışlım, kendini bilemeyenim.. Kırdığım kalbim, yıprattığım aklım.. Yitirdiğim her parçadan sonra, akıl ve ruh toplantı yapmalıydı. Aylar geçti ama umutlar azalmadı. Sadece gözyaşları duruldu. Zaman zaman seyre durdum gül cemalini.. Şimdilerde ise hiç bir yerde değilim. Yaptığım tek şey; sayfa sayfa karaladığım kargacık burgacık kelimeleri yazıp çöp tenekesine basket atmak ya da müzikler arası yolculuklar. Mesela Sezen söyler “bu gece gel yarın istersen yine git hatta unut ne varsa verdiğin al götür öyle git” upsss istemez tatlım! Seni artık serbest bırakıyorum. Aylarca seninle, yüreğimle sert bir konuşma yaptım. Beni bu sefer dinleyecek çünkü, kalemimi kırdım ve senden nefret etmekten de vazgeçtim. Hani sen derdin ya “sen ne istediğini hep bildin” bilmemiştim.. Tutulduğum anlarda körlüğümden görmemiştim ama şimdilerde yaptığım şey, bendeki en büyük devrim. Hoşçakal içimin acısı, hoşçakal yüzümün yarısı, hoşçakal nefretim. Kendimi buluşlarıma saydım yaptıklarını ve üstü kalsın göz yaşlarımın. Her yağmur damlasında, senin aklına düşecek bir yürek acısı daima olacak. Bense kayboluşumun ardında bulduğum gerçek beni büyütmekle meşgul olacağım. Kendini doğru yerde bulman dileğiyle hoşçakal.

http://www.youtube.com/watch?v=iuCS2r2uEK4&index=4&list=RDROpx1ynwwLo

Kocamanlaştırdığımız yaralara merhemler bulmamız dileğiyle.. Adı AŞK, Adı DOST, Adı SEVGİLİ, Adı SONSUZ.. Adı ne olmak ister ise o OLSUN..



Tarih: 29.03.2015

Okunma: 1524
Paylaş Face
Paylaş facebook
Blog
Paylaş Blogger
Frien
Paylaş Friendfeed
Mysp
Paylaş Myspace
Twit
Paylaş twitter


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısının tüm hakları lezce.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, alıntılanan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir.



Not: Bu sayfalarda yer alan Köşe yazıları ve okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan lezce.com sorumlu tutulamaz.

  Bu yazıya ait yorumlar

  Yorumlayan: ruyanehri2
Biraz paranoyakca ama güzel :) demek ki kendime dışarıdan baksam aynen böyle görünecekmişim :) gerçi ben kalbimle konuşmayı hiç denemedim çünkü çok dik kafalı mantığımı asla dinlemiyor..simurg bol bol çömertce dağıttığın o değerleri geri topla çünkü gerçek sahibi sensin ;)

  Yorumlayan: simurg_
ruyanehri bilirsin hayat insanca yaşamaktan geçiyor bencillikten yana değil paylaşmaktan yanayım paylaştıkça hafifler acılar, dertler ve herkes ayni acilardan geçiyor kimi sence kimi bence ama hep ayni teşekkürler..

  Yorumlayan: tiryaki84
Yaşamimizda bazen aklimjz, bazense duygularimiz öndedir. Aldigimiz kararlar, yaptigimiz tercihler, yasadigimiz her olay akil ve duygularimizin yansimasidir. Bütün karakterler, fikirler, idealler farkli oldugu gibi akil ve duygunun da farkliliklari vardir.İşte bütün bu farkliliklar da bizlere çoğu zaman akil ve duygu arasinda karar verememe, hangisini dinlemesi gerektiğini bilememe hissini yaşatir.Ne kötüdür insanin secim yapamamasi ve ne kötüdür insanin yanlis secimler yaomasi...PEki akil ve duygudan birisi illa ki önde mi olmak durumundadir?Hayatimiz birbyaristan mi ibaret? Ne icin savasir ki akil ve kalp? İşte sık sık yasadigimiz celiskiler...özellikle duygusal iliskilerimizde aklin ve duygularin``yerini bil, haddini bil`` tavriyla karsi karsiya kaliriz.Sonuç; olumlu, olumsuz ve nötr...Ben derim ki aklini kullanirken ayni zamanda hislerini yaşayabilmeli insan.Ikisi esit ölcüde kullanildiginda ancak, bize guzel olani verebiliyor...Zor bir savaş vermissin Simurg belli, umarim bubsavasi kazanmissindir.Umarim seni üzen yipratan olaylari kolayca atlatabilmissindir...Kalemine sağlik, yeni yazilarini ısrarla bekliyoruz, sevgiler, kendine cici bak :)

  Yorumlayan: Shanyrria
vazgeçişlerin hikayeleri hep sizin yazdığınız kadar olacaktır avucunuzun içinde. vazgeçişlerin yaraları ve anıları da kim bilir nerenizde.

vazgeçişimin bir yarası var yatağımın altına sakladım, güzel.
vazgeçilişimin bir salisesi bile yok. Bu hıza bir geçmiş adadım, bakın bu en güzel.


[Yorum eklemek için tıklayın]