Kaçık Münzevi
[email protected]
Yazarın diğer köşe yazıları ...

Bütüteç:    

VAZGEÇMEYİN

Yalnızlıktan dem vururken sevmekten kaçmak neden? Bu usanmışlık, bu güvensizlik, bu kaçış nereye kadar... Hüsrana uğramış olmak yıldırmamalı bizi.Teoman Alpay`ın kaleminden boşuna dökülmemiş `sevmekten kim usanır` cümlesi.Kadın olmanın güzelliğidir istemek duygusu.Ne kadar ağır ve sancılı hikayelerimiz olsa da bir yenisinden geri kalamıyoruz.

Bütünlüğümüze yeni ve sağlam parçalar eklemekten çekinmediğimiz sürece yakalayabiliriz mutluluğu.Jean Paul Sartre ‘’L`existentialisme est un humanisme’’ başlıklı konuşmasında varoluşçu felsefeye dair şu cümleyi söylemişti; ``insan kendini seçerken bütün insanları da seçer.`` Bu kaçıncı yaşamımız tahmin etmesi zor ama her yeniden doğuşta başarmamız gereken hedefler var. Sevmek bunların en başında geliyor.Ve sevmek kendimizden yola çıktığımız bir üst duygu.

Yalnızlık payımız ne kadar büyük olursa olsun, insanız sevmeye aç ve açığız.Ne kadar yalnızlığa içten içe bağımlı olursak olalım, sevmeye de o denli bağımlıyız. Sevmeyi kolaylaştırdığımız ve başardığımız noktada ise bu yolda sakatlanmamayı ve sakatlamamayı öğrenmeliyiz.Farkındaysanız ne kadar uzaklaşırsak birbirimizi sevmekten o kadar büyüyor içimizdeki hiçlik.Bunaltımız , bulantımızı şekillendiriyor.

Dünyanın tüm ürküntüsü çöküyor üzerimize.iç daralmalarımızla genişliyor günahlarımız.Başkalarının cehennemini sorgulamaya başlıyoruz korkusuz korkularımızla.evrenin olan bitene karşı kabullenişini, kabulleniyoruz hapsedilmişlik hissimizin kilidini değiştiremiyoruz,umutsuzluk ve faydasızlık önümüzü tıkıyor…Yaşamak ve hissetmek istediğimize ulaşmak için gerçekleştirmeliyiz oysa.

Tüm bunları kabullenişim kolay olmadı.Her yolun sevgiden geçtiğini kabullenmek için büyük bir enerji tükettim.Siz yalnızlığınızın içinde kendinizi dinlerken varoluşsal bunalıma girdiniz mi? Ben girdim.Appalachian patikası gibi oldu ruhum.İnişli- çıkışlı.Kilometrelerce içeride bir fırtına çıktı etkisini hissettiren.

Vahşi uzantılarımın - karanlık sularımın - darağacı fikirlerimin - iki ucu boşlukta sallanan bir yerlere bağlanmayan köprülerimin uzağında yaşamaya çalıştıkça battım.içimdeki hızlı diyaloglar durmak bilmedi.İnsanları incelediğim de aralarındaki çekim kuvvetinin nasıl geliştiğine anlam veremedim.Ben tüm atom altı parçacıklarımı kaybettim.Sevmeyi - özlemeyi - tutkuyu - ilgiyi - şefkati - merhameti kaybettim.Tahammülün eridiği noktada kişinin de mum gibi eridiğini keşfettim.

Tekamül sürecimi tamamlayıp duruldum.Bir örümcek gibi kendi ördüğüm ağda aşağı yukarı hareket ediyorum. Tam bu noktada yeni bir başlangıç gerek.Bir kadını ancak gerçek bir sevgi onarabilir. Bir yılı bir asır kılan sevgilerin başlangıcını bulmanız temennisiyle Nev’i Şahsıma Münhasır bir hoşgeldim yazısı.



Tarih: 08.06.2016

Okunma: 1284
Paylaş Face
Paylaş facebook
Blog
Paylaş Blogger
Frien
Paylaş Friendfeed
Mysp
Paylaş Myspace
Twit
Paylaş twitter


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısının tüm hakları lezce.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, alıntılanan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir.



Not: Bu sayfalarda yer alan Köşe yazıları ve okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan lezce.com sorumlu tutulamaz.

  Bu yazıya ait yorumlar

Yorum eklenmemiş

[Yorum eklemek için tıklayın]