Kaçık Münzevi
[email protected]
Yazarın diğer köşe yazıları ...

Bütüteç:    

Hızlı Yaşat Hızlı Öldür

Zihnimdeki berraklığı geri kazanmama yardımcı olacak bir kadın gerekiyordu.Çünkü ben tüm yıkıntıların arasında karanlık bir tümülüs gibiydim.Bu zamana kadar yalnız başıma idare edebildiğim hayatımın kontrolünü kaybediyordum.Kendi cümlelerimi kuramıyordum, kendi kalemimi oynatamıyordum,kendi kendime düşünemiyor ve hareket edemiyordum.Korkunçtu.Korkumu bastırdığımı düşündüğüm her an küçük parçalar halinde dağıldığımı, içimin; içimde çözündüğünü farketmeye başladım.Kör mürekkep yolunu bulamaz olmuştu beyaz sayfaların üzerinde.Her kalem oynatışım,önümdeki kağıt tomarının çöp kutuma sekmesiyle geri geliyordu.Yazıyordum, yazıyordum, yazıyordum.Çıldırmış gibi.Aylarca çıkmadığım odamın camlarında, yağmurun havadaki kumla sevişmesinin ardından bıraktığı değişik renkte izler sürekli bana bakıyor gibiydi.Cama bulaşmış çamur parçaları tarafından izlendiğini düşünen birine karşı ne kadar umutlu davranılabilirdi ki? Değişimimin bu denli beni ürküteceğini düşünemezdim hiç.
Mucizelere inanır mısınız?
Ben inanırım...
Onu tanıdığım gün değişimimin tamamlandığını hissettim.Dalgalı kıyılarda yaşayan insanlardan biri olmuştum.Her sabah uyandığımda en yüksek kayada oturduğunu görür, dizimi - dirseğimi ; çizerek-kanatarak tüm beceriksizliğimle onun yanına kadar tırmanırdım.Soluk soluğa baktığım gözleri, gözlerime yıkıldığında içimdeki yükseklik korkusu kendini aşağı bırakırdı.Ona dair neyi sevmiştim? Kibarlığını, masumiyetini , sadakatini , cinsel çekiciliğini , gözlerini , ellerinin- parmaklarının kıvrımlarını...Diğer insanların arasında ki konumunu, saygın gözlerle izlenişini , gücünü , sosyal ortamlarda ki gevezeliğini...
Sonra bütünleştik.Manevi tamahkarlığımız bu sürecin hızını iki, üç katına çıkardı.Duygusal loblarımız
birbiri için çıldırır hale geldi.Birbirimizi her dakika görmeye yetinemeyen bir çift olduk.Ayrıntıları atladık...Hassasiyeti atladık...Oyunlar oynadık.Ve birbirimizden atladık.
İlişkiler neden mi biter? Üstün körü yaşamaktan. Korku verirsen- korku alırsın.Fedakarlık verirsen - fedakarlık.İyi niyete- iyi niyet.Kıskançlığa - kıskançlık.Nefrete- nefret.Sevgiye- sevgi.Sadakate karşı sadakat...Merhamete karşı merhamet.
Nezakete karşı asla nezaketsizlik görmezsin.İnce düşünürlüğüne karşı ince fikirler karşılar seni.
Ama hayır.Olması gerekenden uzak tüm bu demeçler.Görmek istediğimiz bu olsa da yaşadıklarımız bambaşka.Sarfettiğimiz enerji ile karşılığında bulduğumuz enerjinin etkisi birbirine uymuyor.Oysa gözle görülmeyen hislere bir nitelik kazandırsaydık yoğunluğu içinde kavrulur giderdik. Bir taraf hep
daha rahat ettirmenin, ilişkiyi daha yaşanabilir kılmanın , verdiği desteği abartarak yükleri tamamen omuzlanmanın, ucunu kaçırıp kendini tüm enkazın altına bilerek- isteyerek sevdiği için sokuyor.Karşı taraf ise verilen tavizlerle farkındalığı yitiriyor. Bu sevme şekli daha önce görmediği şekilde yüklü yüklü hayatına işlerken ayak uyduramıyor.Nasıl davranması gerektiğini bilmiyor, bazen de bilse de uygulamaya koymuyor.Çünkü her şekilde bağımlı kişiyi kaybetmeyeceğine kendini inandırıyor.İşte o noktada bitiyor.Çünkü evrenin çalışma şekli bu.Herşey başlar- biter.Doğarız- ölürüz.Gün başlar gözümüzü açarız esneriz - akşam olur esneriz gözümüzü kapatırız.
Bizler başlar ve biteriz.
Uyuyarak, büyüyerek, değişerek, bölünerek, hatalarla, aflarla, zihnimizi delen sızılarla, umutlarla...Önemli olan güzellikleri hala anılabilir bir tabloda bırakmak.Gönlünde bir süre yer aldığımız kişiye karşı tebessümle selam verip yanından geçip gidebilmek...Birbirimizden parçalar koparıp yaralamadan…İncitmeden.Ne demiş halk ozanı, aşık hüdai;
Gönül Çalamazsan Aşkın Sazını
Ne Perdeye Dokun Ne Teli İncit
Eğer Çekemezsen Gülün Nazını
Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit.



Tarih: 13.03.2017

Okunma: 724
Paylaş Face
Paylaş facebook
Blog
Paylaş Blogger
Frien
Paylaş Friendfeed
Mysp
Paylaş Myspace
Twit
Paylaş twitter


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısının tüm hakları lezce.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, alıntılanan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir.



Not: Bu sayfalarda yer alan Köşe yazıları ve okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan lezce.com sorumlu tutulamaz.

  Bu yazıya ait yorumlar

  Yorumlayan: Rainbowkittyyy
Hah dedım. Tam da ıstedıgım askı anlatıyor!
Okudukca aslında bır bıtıs hıkayesıymıs anladım.
su var, ınsanlar asklarında yasadıkları seyı kutsal kabul ettıklerı ıcın aslında elestırmek zor.
Yıne de soylemek ısterım.
Insanın dogasında sureklı verıcılık olsa da, bu toplumsal normallerde dogru dıye desteklense de, askın dogasına ve ılıskılere tumuyle ters.
Duygusal ınsan askta sureklı karsı tarafı memnun etme cabasındayken, dıger taraf ıcın ozgunlugunu ve saygınlıgını kaybedıyor.
Cunku ask sureklı verıcılıgı degıl tam tersı.cekısmeyı sever.
Toplum bıze askın verıcılık ustune ısledıgı masalı anlatadursun. Icımıze o kadar da ıslemesıne ızın vermemelıyız.
Masallara ınanmak ısterız.Ama uzum surmezler ...
O yuzden verıcık out dıyorum.
Herseyın ortası guzelmıs.


[Yorum eklemek için tıklayın]