Kaçık Münzevi
[email protected]
Yazarın diğer köşe yazıları ...

Bütüteç:    

Mamafih aşığım ben!

Bazı kadınlar vardır, sahip olunamayacak türden.Kendi dünyasına sıkışıp kalmış, elini tutup gittiği kişiyle değil de , saatler sonra döneceği dünyada boş odaların verdiği özgüven ve gizemle sarhoş olan.Bu kadınlar ki; ilham perisi olur, yaşamı katlanılır kılmakta üzerlerine yoktur, aydınlatıcı yorumlamalar yapmayı öğretir, dağların ayağını kaydırır ama yine de Dünyanın ekseninden şaşmaz…Kutup yıldızı gibidir.En parlak ve en sabit kadın.Ne tutup çekebilirsin kendi yanına, ne de ona doğru gidebilirsin.Ama seyrini hep ona göre ayarlarsın. Zihninde sürekli değişen imgeler vardır, , algılarına meydan okursun , kaygılanırsın; haklısındır da…Ama vazgeçemezsin.Aromatik bir halkanın içine alır seni, sürekli sesinin türlü tonlarda dağılışı kulağına çarpar- damağına inen tadı sevmekten kendini alamazsın.İşte böyle bir kadın, benim kadınım.

Gözlerim onu gördüğün de ilkbahardı- ya da vücut ısım ilkbahardı.Yüzünü , bir parça fotoğraf karesinin ayrıntısında gördüm. O kadar.Ama o kadar ki, omuzlarının tüm karanlıkları dağıtacak kadar iradeli olduğunu biliyorum.Sırtının tek bir hece gibi göğüs kafesinden çıkan sesi yansıttığını biliyorum.Çünkü ona baktığımda tüm cahilliğimi yeniyorum.

Sürekli aklımı meşgul eden hayali ile teskin olmayacak dalgalanmalar yaratıyor bende.Tüm hakiki manaları onunla idrak ediyorum.Derin gülümsemesine, buğulu bakan gözlerine, hırıldayan göğsümün arasındaki çarpıntıyla karşılık verebiliyorum yalnızca.Vücut ısımızın artışı sürgün ediyor bizi birbirimizden uzağa.Okunması yasaklanmış bir eser gibi, mahkumiyet yıllarında gizli yazılan şiirler gibi, saklanan bir heykeli açığa çıkaramamak gibi, an’a dahil edilen tüm güzel tablolar gibi , bütün kuralları yıkan öyküler gibi vurgulanabilir yaşadığım.Bu kadının günahını tatmaya – cezasını çekmeye razıyım. Kısa kısa konuşmaya, nefesimin kesilmesine , sevgisine tutsak olmaya , varoluştan yüklenen sevgimi sonuna dek ona tüketmeye razıyım…Onunla geçen her günüm, bir daha yaşanması mümkün olmayan bir zenginlik.İnsan yalnızca taşkın duygular ile besleyemez içindeki sevgiyi.Dengeleyerek arttırır, dokunamayarak kutsallaştırır.

Bu saf güzelliğini tamamlayan ruhunun, hangi deniz kabuğunda doğduğunu bulmaya yetmeyecek kadar kısa ömrümde, seni bir kez daha öpmeyi haketmiyor muyum?



Tarih: 04.12.2017

Okunma: 724
Paylaş Face
Paylaş facebook
Blog
Paylaş Blogger
Frien
Paylaş Friendfeed
Mysp
Paylaş Myspace
Twit
Paylaş twitter


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısının tüm hakları lezce.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, alıntılanan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir.



Not: Bu sayfalarda yer alan Köşe yazıları ve okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan lezce.com sorumlu tutulamaz.

  Bu yazıya ait yorumlar

  Yorumlayan: Cecile
Sensin👍 çok sevdim bu yazıyı...

  Yorumlayan: kacikmunzevi
Teşekkür ederim.

  Yorumlayan: schmied
[Bu saf güzelliğini tamamlayan ruhunun, hangi deniz kabuğunda doğduğunu bulmaya yetmeyecek kadar kısa ömrümde, seni bir kez daha öpmeyi haketmiyor muyum?]

Yazının son cümlesi her şeye değer bir anlam olmuş.

Yüreğine sağlık

  Yorumlayan: sadeceeee
Yazınız beğendim ve sizinle nasıl iletişim kurabirim ?

  Yorumlayan: siyami
öyle bir yazmışsınız ki yazınızdaki kadına aşık olan kadına aşık oldum resmen. bu kadar mı güzel anlatılır... yüreğinize sağlık..


[Yorum eklemek için tıklayın]