Aliye Aybüke Özdemir‏
[email protected]
Yazarın diğer köşe yazıları ...

Bütüteç:    

Aynadaki İle Karşılıklı Ruh Muhasebesi

Biri : Bir kadına hayranım fakat cinsellik de güdülen bir beğeni. Neler oluyor bana? Masum olmadığımı düşünüyorum. Aslında düşünürken masumum. İstiyorum onu tüm çocuksal muzurluğumla, aynada bile o mevcut. Ben olmuş sanki… Anmaktan da utanıyorum kesinliği kanun olmuşken. Avuç içlerim neden nemlendi, neden içimdeki heyecan teminde ki yasağa eylem yapıyor?
 
Diğeri : Aşk vuruyor kabuğuna, kırdı kıracak çatlamana ramak kalmış sanırım. Beyni beyninle kurlaşmaya başlamış gözlerinden, dudak arasında ki fısıltılardan yollamış bile tutku tohumunu. İçinde Koca bir kadın büyümüş tüm dişiliğine rağmen. Tüm renklerin allak bullakken gökkuşağının manzarasıyla keyifleniyorsun oysa ki. O kadar bulanıksın ki; bunalıma veda edip şeffaflığa varmana sebep bir panzehir olacak uzuvdaşın.


Biri : Bu çok yasak geliyor, yine de tehlike istiyor dilim, dudağım. Acaba yanlış yolda mıyım? Onca homofobik tekmelemelere ve toplumsal yadırgamalara nasıl göz yumacağım? Yummaktan kaçınmalı mıyım?


Diğeri : Aksine göz yummalısın. Görmelisin… Görmezlikten gelemeyecek kadar kör olmalısın… Yanlış yolda olmak yoldan çıkmaktan yeğdir. Doğru, bazen yanlışın koynundan geçer. Onlar gönlünün gözlerini çıkartıp senin kalbini siyaha bulamadan şeffaflığını fark etmelisin. Net görebilmesi için bazen gözlerini kısması gerekir insanın.


Biri : Benim adım lezbiyen mi? Ya da biseksüel. Heteroseksüelliğimden ödün mü veriyorum yoksa? Hangi kategoriye dâhilim. Erkeklerim vardı benim, erkekleştiğim de olmuştu onlara karşı. Fazlasıyla erkekleştirdiklerim de. Hangi sıfat ile tamlıyorum bedenimin ismini bilemiyorum bazen. Malum bir de a’sı p’si varmış bu işin. Aşkın alfabesi olur mu? İş olsun diye iş niyetine beden kullananlar için mi bu tabirler? Nasıl tamamlayabilirim ismimi, akışkan ruh cinsiyetimi hangi kabın, kalıbın cinselliğine dolduracağım?


Diğeri : Senin adın insan. Buradan tam anlamıyla ona benziyorsun. Madden de bana seni hatırlatan başka bir şekil yok. Kategori çuvalına girip boğulmana lüzum var mı? Akışkanlığına damla damla anlam vermeye çalışıyorsun. Katı yanların çözülmüş. Kaba ne hacet dökülmek varken… Islat ki kurutmasınlar sessizliğinle, meyvesi aşk olacak topraklarını. Adı önceden tacirciler veyahut tabirciler tarafından ısrarla konmuş kalıpların hacmine sığınma. Kendine sığmaz taşarken kimsenin ahlak kutusuna sığamazsın. İçine kattığın kadınla beraber kuytulara sığınamazsın. Elbette yedirmedikçe kendine,  kendini saklanmayı… Cinsiyetleri dahi süpürüyorsun aklından kadın ve erkeğin hislerini karman çorman örüyorsun, tokanı takıyorsun en fark edilmezinden, hemcinsine tenini aşk ile sürtmek için can atıyorsun, bir de kendi cinsini mi aşkta kolonilere ayırıyorsun? Daha önce de aşk ile defalarda sürtündün… Zımparalanmıştı benliğin fakat okşanma zamanıdır belki. Ten kıvrımları insanın en naif dilidir. Bu dilden anlayanın şekli önemli midir? Kılıfına bakıp kılıcın keskinliğinden haberdar olabilecek duayenlik kim de mevcut? Butch da sensin feminem de. Sen kadınsın. Heteroseksüel diye bir kavram yoktur. Sadece tatmamışlık vardır. Şöyle bir düşün; hayatın da hiç portakal soslu karides salatası veya sıcak şarap terbiyeli et yemeyen birinin canı onu çeker mi? Hayır… Öyle bir menüden haberdar mıdır? Veya Toplumun yanlış lanse edipte tiksindirdiği bir lezzeti tatmayan bir insan, tatmak ister mi? İstese, acaba bu çok bulunamayan, bedeli pahalı lezzetin manevi ücretini; cesaretinin gözyaşlarını esaretine sıçratıp sönerek, etrafında ki kızgınlığı da söndürerek ödeyebilir mi? İşte bu da ayrı bir zımbırtı. Anlayışlı olmak yine senin gibi insanların fıtratında ki güzellik olarak kalıyor, aynaya bakıp da anlam verebilme çabasına giren kendini kestirip atmayan insanlara, kendi kendine konuşurken söz kesemeyecek kadar kendine aşık insanlara… Belki de kendini anlayabilen nadir insanlardan olabildiğin için okuyorsun beni…


Biri : Madalyonun bir diğer yüzü daha var ki beni ürkütüyor, aktif miyim pasif mi ?


Diğeri : Toplumda ego tatminlerine bağlı kavramlara da kaçıyor aslında bu nitelikler. Aktifin eş anlamı vatandaşlarımızca ‘vur-kaç’çı, pasifin ki de  ‘ver-kaç’çı olarak düşünülebiliyor. Bu tamamen aç ruhların veya bedenlerin, ego ve tensel doyum tatminleriyle alakadardır. Karşı tarafı tamamen kendinden geçiren, nefes nefese bırakan, içinde kıvranan, hatta onun zevkini izleyerek tatmin olmaya çalışan ve hatta daha sonuna birçok ‘hatta’ ekleyebileceğim bu durum aktiflik midir? Hayır… Kadın tamamen tatmin olmuş, dört köşesiyle yanında yorgunluktan keyfini uykusuna sızdırırken, sızarken o köşelerden biri nasıl olur da batmaz gereksiz kibrine veya kullanılmışlığına insanın. Birçok kadın sadece kadın kadına cinselliğin doyumsuz oluşundan hemcinsine yönelebiliyor. ’Birçok kadın’ başlığı meclisin dışında kalan aç ilişki sap(ık)larına aittir. Onun yanında uzanıp tavanda ki badana motiflerine anlam vermeye çalışırken uyku beklemek aktiflik midir pasiflik midir tartışılır. Baskın taraflar olabilir elbette. Bir erkeğe aktif olabilen birçok kadın var, sen bir kadına da olabilirsin. İnsan kendini kaybettiği bir anın çetelesini tutabilir mi? Hesap kitapla baskınlık ölçümünde nitel gözlem dahi kullanacak halde olabilir mi? Muamma. Ateşleri farklıdır insanların. Birleşince biri diğerini ateşini söndürürken öte ki diğerini ateşiyle yakar fakat iletkendir ten, sevişmek tek vücut olmak ise tek vücutta tek ateşin kıyasını yapmak ne haddine insanın. Yanarken sönmek cinsellikte işteş fiilleri tam anlamıyla hakkının verilmesiyle gerçekleşir. Birinci ve ikinci tekil şahısların varlığından sıyrılıp birinci çoğul şahsa sarılma durumu diyebiliriz sanırım.


Biri : Ben insanım, insanı seviyorum her anlam da. Bir kadının avantajları var mıdır? Neden bir kadın istiyorum ki ben?


Diğeri : Aslında ‘Neden bir kadın istiyorum ki ben?’den ziyade‘Neden onu istiyorum?’diye sormalısın. Kadın veya erkek olması istemini değiştirememişken en büyük nedeninin belli ki tertemiz bir nedensizlik, çıkarsızlık, duruluk olduğunu da kavrayabilirsin. Bir kadın sana kendini tanıtır. Kendisiyle beraber kendinle de tanıştırır seni. Onu tanırsın zamanla onunla kendini de tanırsın. Ortak zaafların, dürtülerin, hassas noktaların vardır. O senin kendini hissettiğin gibi biridir. Nasıl muamele görmek isterse o şekilde ruhsal veya dokunsal iletişime geçer. Naiftir… Her kadının kendine ait bir ritmi vardır ayak uydurabilen için kadının pisti danslara açıktır. Bu aslında tüm insanlar için tabiidir.


Biri : Nesiler öncesinde neden yokmuş bu his? Hastalık diyorlar bazıları ve ailem de onlara katılanlardan olacak gibi. Nasıl açıklarım, açıklamalı mıyım ki?


Diğeri : Psikoloji ehlilerinin de açıklık getirdiği üzere 'Lezbiyenlik bir hastalık değildir'. Öte yandan olaylar yaratan kavim 'Lut Kavmi' bir eşcinsel kavimdi. Ve bir de Amazonlar… Amazon kavmi ise bizden evvel ki çağların yalnızca lezbiyenlerden harmanlı ve erkek hükümdarlığına direnişi olarak var sayılan, kadın kuvvetini destekleyici bir kavimdi. Ve 'Sappho' geçmişte bilinen ilk Lezbiyen. Aşık olduğu kadın yüzünden yüksek kule gibi bir yerde hapsedilerek ölümüne zorla davetiyesi basılmıştı ve daha bana kadar erişemeyen niceleri. Hala hali hazırda hayatta kalanlar ve hayatlarından kalanlar var sayılamayacak kadar. Aileye açıklamaya gerek var mı? Bu senin özelindir. Zamanla belki de. Unutma ki insan tanımadığına bilmediğine düşmandır.


Biri : Güzel görünüyorum değil mi artık aşkı bekletmemek adına dışarı çıkabilir miyim?


Diğeri : Rengarenk bir gökkuşağı belirmiş gözlerinde. Sen kendini seyrettikçe parlıyor adeta. Kendine olan aşkını bekletmemek adına ona git. Yolundan huzur eksik olmasın.



Tarih: 16.03.2010

Okunma: 2667
Paylaş Face
Paylaş facebook
Blog
Paylaş Blogger
Frien
Paylaş Friendfeed
Mysp
Paylaş Myspace
Twit
Paylaş twitter


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısının tüm hakları lezce.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, alıntılanan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir.



Not: Bu sayfalarda yer alan Köşe yazıları ve okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan lezce.com sorumlu tutulamaz.

  Bu yazıya ait yorumlar

  Yorumlayan: ceyda55
güzelmiş

  Yorumlayan: Gaiety
Tatmadigin lezzetlerin farkinda olmayisi durumu gibi birsey diye belirtiyorsun escinselligi...ancak yasak olan elmayi koparmak gibi birsey mi hetoro yasamdan escinsel yasama gecis...bence hislerle alakali, yeri zamani geliyorsa ortaya zaten cikiyor, duygularin kontrolden cikisi dizginlemezsen -ki bunu herkes goze alamiyor- de yoldan cikiyorsun, belki de yolunu buluyorsun:-) ``Kategori cuvali icinde bogulmaya gerek yok``la hemfikirim...teskkurler

  Yorumlayan: schafak
Fazla söze gerek yok...Belki de bir çoğunun içindeki karışıklığa bir nebze de olsa açıklık getirmişssin,karanlıksa ışık yakmışssın .Teşekkürler insansın sen insan ;)

  Yorumlayan: eternal
Güzelmiş dostum.. Devamını bekleriz.

  Yorumlayan: gunes02
her açıdan bakılmış tebrikler:)

  Yorumlayan: Dunyam
bir de a’sı p’si varmış bu işin. Aşkın alfabesi olur mu?

Cok Güzel.. devamini bekleriz

  Yorumlayan: bihter_x
nıye acaba a lar daha çok sevıyor baglanıyor p ler genış daha rahat yaşıyorlar neden fazla tutkulu ve samımı taraf olamıyorlar.sonuçta bayanız sevgı ve aşkın hıç olmazsa asına psıne bakılmadan yaşasak.derınden yara alanlar neden acaba?yazılarınızı keyıfle okuyor devamını dılıyorum

  Yorumlayan: ash_chicchan
çok güzel yazmışsın nerdeyse burdaki herkesin hislerini anlatmışsın. ``diğer`` çok güzel cevaplar vermiş cevap arayanlara :)


[Yorum eklemek için tıklayın]