Gece Demir
[email protected]
Yazarın diğer köşe yazıları ...

Bütüteç:    

TISSSS…

Unutulmasın istiyorum intiharım. Beni kirleten kadınların gözleri gezinsin istiyorum bu satırlarda… Ve ölmek istiyorum mütemadiyen. Sonra nefesimi tutup, yaklaşıyorum ölüme. Bir esinti soru soruyor, geçmiş giriyor boğazımdan ciğerlerime akarcasına. Dilimden bir parça ‘hiç’ çıkıyor, sonra küsüp gidiyor sorgucu Azrail. ‘Sen’ diyor, ‘Bu dünyada yan bence, öyle güzel yanıyorsun ki öldürmeye kıyamadım, seni şeytana hediye edemem. Yan bakalım, kül ol…’

Azrail’in adaletini sorguluyorum, ona işkenceler ediyorum tüm sevimliliğimle. Soyuyorum onu siyahlığından, kemiklerini kırıyorum, dişlerini döküyorum, gözlerini oyuyorum. Alevlerim eteklerine sıçrıyor. Dört duvar arasında yangınlara maruz kalıyor, birlikte yanıyoruz. Bana vermen gereken ölümü hangi masum ruhsuza vermeye gidiyordun?’ diyorum. ‘Sen işini iyi yapmıyorsun. Hani ecelime razı olacaktın, hani kurtaracaktın beni bu uzun işkenceden? Hani beni azat edecektin kalplerden? Hani bir tek benle savaşacaktın sen? Tüm gücünle girecektin damarlarımdan, kalbimi patlatacaktın, beynimi eritecektin, düşlerimi gerçekleştirip, gerçeklerime korkunç bir son olacaktın. Gücümü alacaktın hani, şefkatime ortak olacaktın?’ ‘Korkaksın, acizsin. Yan bakalım, kül ol…’

Kıyamıyorum, vazgeçiyorum. Tükürüyorum üstüne bir dolu gözyaşını, sönüyor… ‘Sen’ diyorum, ‘Bu dünyada sön bence, öyle güzel sönüyorsun ki yaşatmaya kıyamadım, seni tanrıya hediye edemem. Sön bakalım, yok ol…’ Ben sevmeyi de öldürmeyi de bilirim. Tanrıyı sevip, kulu öldürebilirim. Sen de bir kulsun zavallı melek. Bu işi senden daha iyi yapabilirim. Leyla’dan geçerim… Irzına geçerim, çiğner geçerim, yakar geçerim, öldürür geçerim. Mevla’dan geçemem. Ben seni aşarım. Ben şahit olduğum tüm âşıklara ait düzmece hikâyeleri, destanları aşarım, çoğuna şaşarım. Beni anlatamayışlarına, anlayamayışlarına şaşarım. Benim hâlbuki şeytanla tanrı arasında duran, yasak elmanın çekirdeği olan… Ezelden beri anlatılan ama hiç bitmeyen günah benim.

Ölümsüz olmak istemiyorum artık. Şahit olduğum tüm o hırs, gösteriş ve yalandan uzak bir yerde yok olmak istiyorum. Kıymetimi bilmeyen tek bir kalp bile atmasın! Beni mükâfat olarak vaat ettiğin fanilerin, kalplerinde birden fazla kişiye tanzim edilmeyi hak etmiyorum. Kevaşenin, yalancının, vefasızın diline, beline, bacağına akmak istemiyorum. Sahte zevk hıçkırıklarını duymak istemiyorum artık. Üstüne kusmak istiyorum Venedik’teki sandalların, Eiffel kulesinin romantik tepesine oturtmak istiyorum ihanet denen kahpeyi. Bölüşmek istemiyorum adımı kendine Makedonya krallarının penisi değerini biçen nefret şairleriyle. Gün batımını yarıda kesip, indirmek istiyorum âşıkların tepesine şimşekleri… Aptal bir aşk filminde, saçma bir televizyon dizisinde alt yazı geçmek istiyorum sinkaflı küfürlerimi… Ben kırmızı falan da değilim aptallar. Kan o bulaşan tenime.

Hayallerimi yerle yeksan eden yeni yetme aşk cengâverlerinin kanına bulandı ellerim. Tırnaklarımın arasında kirli etleri, dudaklarımda ıslaklığı var herkese tanıdık tatlarının. Ben tatmin olamamaktan yoruldum. Sevgisiz, aidiyetsiz sergileri basıp, içine etmek istiyorum tüm şaheserlerin… Hani şu saçları beline düşen çirkin kızdan bozma kadınların yağlı boyandığı tuallere yatırmak istiyorum vahşi güzelliklerimi… Bir tanrıça yaratıp herkesten çocuk peydahlatmak istiyorum, sanat için. Gelecek vaatlerini, ölüm fermanlarına geçirmek istiyorum ‘planlı adam öldürme ’ye teşebbüs olarak.

Kirletmek istiyorum şanını, tahtını, tacını adımı ağzında kirletenlerin. Yıkıp geçmek istiyorum, sözde ‘âşık’, sözde ‘sevgili’ korkak tanrıların soytarı tezgâhını. Yemeklerine, yani lezzetli bedenime zehir katmak istiyorum, ben koynundayken başkasına acıkanların. Elbette dilimle planladım bu seri cinayetleri. Dişlerimden damlayarak karışacak ‘dürüstlüğün’ ve ‘gururun’ zehri aciz kanlarına… Tıslayarak uzaklaşacağım, çıngırağımı sallaya sallaya… Başım dik çıkacağım tüm cinayet mahallerinden hallice ruhlardan. Teslim olmayacağım menfaat kafeslerine. Öldür beni.

BENİM ADIM AŞK… VE ARTIK ÖLMEK İSTİYORUM.

Gece DEMİR



Tarih: 02.02.2012

Okunma: 3415
Paylaş Face
Paylaş facebook
Blog
Paylaş Blogger
Frien
Paylaş Friendfeed
Mysp
Paylaş Myspace
Twit
Paylaş twitter


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısının tüm hakları lezce.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, alıntılanan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir.



Not: Bu sayfalarda yer alan Köşe yazıları ve okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan lezce.com sorumlu tutulamaz.

  Bu yazıya ait yorumlar

  Yorumlayan: prosthetic
Yaşamayı dene...

  Yorumlayan: nilx
Kulak verin sözlerime iyice,
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle,
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimileri yaşlı iken öldürür;
Şehvetli ellerle öldürür kimi
Kimi altından ellerle öldürür;
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.

Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
Kimi satar kimi de satın alır;
Kimi gözyaşı döker öldürürken,
Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
Herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez.


  Yorumlayan: mor_ayna
yazı gerçekten çok iyiydi dönüp dönüp okudum..
desenize biz aşk`tan şikayet ederken aslında aşk`n da herkesten şikayeti var(mış)..

  Yorumlayan: firuzeemm
merhaba,

iblis ile yilan hikayesini bilir misin?
sonunda yilanin guzel yuzunu yok eden, karni ustunde surunduren haniii..

intihar kurgusu benim gibi bir nilgun marmara sevdalisini icine cekti..
sahiii aski, yilanla ozdeslestirmek aslinda ademkizlarinin lanetlenmisligi midir?


_

  Yorumlayan: Pessimist
Hep Aşk yakar, kül eder diye bilirdik insanları.. gerçekten de insanların arzuları bu derece bıktırmış olabilir mi aşkı.. Gerçekten de aşk bu kadar bencilce itilmiş olabilir mi insanlar tarafından, Aşk ölmek ister mi..?

oldukça farklı bir bakış açısı.. elinize sağlık..

  Yorumlayan: firuzeemm
``each man kills the thing he loves ``
yorumda okudugum siirin ozdemir asaf`tan, en ozel cevirisini eklemek istedim..tadi cok baskadir..

Oscar Wilde`ın iki yıl süren hapis hayatı sırasında yazdığı Reading Zindanı Baladı`nın bir kısmı olan ve ``Herkes sevdiğini öldürür`` diye nitelenen bölüm...


her insan öldürür gene de sevdiğini
bu böyle bilinsin herkes tarafından,
kiminin ters bakışından gelir ölüm,
kiminin iltifatından,
korkağın öpücüğünden,
cesurun kılıcından!

kimisi aşkını gençlikte öldürür,
yaşını başını almışken kimi;
biri şehvetin elleriyle boğazlar,
birinin altındır elleri,
yumusak kalpli bıçak kullanır
çünkü ceset soğur hemen.

kimi pek az sever, kimi derinden,
biri müşteridir, diğeri satıcı;
kimi vardır, gözyaşlarıyla bitirir işi,
kiminden ne bir ah, ne bir figan:
çünkü her insan öldürür sevdiğini,
gene de ölmez insan.

oscar wilde / çeviri: özdemir asaf

  Yorumlayan: dreamland
Yasasak daha az enerji harcariz; lakin yasama sanatini cok az insan bilir. Butun acilarin kaynagi nasil yasanilacagini bilmemek. Insanlar aski degil; yasamayi ogretsinler once. Ask kendiliginden gelir kahve arkasi tiramisu niyetine.


[Yorum eklemek için tıklayın]