Nehir Eroğlu
[email protected]
Yazarın diğer köşe yazıları ...

Bütüteç:    

Beynimizdeki düşman; Ego!

Ego Nedir?

Ego bizim gerçek özümüzün tam tersidir. Ego toplumun yaratmış olduğu ve bizi de içine aldığı bir oyundur. Bu sayede asla gerçek olanı sormadığımız bir kandırmacadır.
Egomuzdan kurtulmadığımız sürece asla kendimizi keşfedemeyiz.

En gerçek halimiz doğduğumuz andadır. Sonraları toplum sahte bir benlik yaratmaya başlar:
Sen Türksün sen Müslümansın, sen erkeksin, heteroseksüelsin, anasın, aslansın, kaplansın. Minik fare asla değilsin. Kim olduğunla ilgili sahte bir fikir yaratılır. Sana bir isim verilir(Destina değil) ve bu ismin etrafında hırslar, şartlanmalar yaratılır.

Toplum bunu bize yavaş yavaş yapar. Okulda evde mahallede işyerinde her yerde egomuz üzerinde çalışılır. Ve en sonunda şişkin bir egomuz olur. Artık dünyaya adım atmaya hazırızdır.
Bu ego her türlü arzuya, hırsa sahiptir, her şeyin her zaman zirvesinde olmak ister. Biz bu ego tarafından kullanılırız. Ve bu asla bize hakiki, gerçek benliğimiz hakkındaki en küçük bir ipucuna dahi izin vermez. Bu yüzden ego sadece mutsuzluk, acı, kavga, hayal kırıklığı, delilik, intihar, cinayet; her türden suç üretir.

Gerçeği arayan birisi tam bu noktadan başlamalıdır: Ne zaman toplum tarafından bir şey olduğumuz söylense ondan kurtulmamız gereklidir. Kesinlikle bu, biz değilizdir. Çünkü bizim dışımızda hiç kimse bizim kim olduğumuzu bilemez. Bizim dışımızda hiç kimse kendi varlığımızın mahremiyeti içine giremez.

Tavsiyem şu;
Egonu bir kenara at. Paramparça et. Egoyu yok ederek, kendi özünü  fark et. Bu farkındalık mümkün olan en muhteşem farkındalıktır. Çünkü mutlak mutluluğa doğru, sonsuz hayata doğru bütünüyle yeni, muhteşem bir yolculuktur.

Ya hayal kırıklığı, acı, mutsuzluk; o zaman egoya tutunalım, onu beslemeye devam edelim. Ve ya huzur, sükûnet, mutluluk. Ama o zaman masumiyetimizi yeniden kazanmak zorundayız.

Bir adam ve bir kadın,sadece eşcinsel  olduğu için öz  çocuklarını nasıl reddederler. Çünkü toplum( ki bu toplum bizlerin şişkin egolarından oluşur) onlara aslında hiç olmadıkları isimler, sıfatlar ve lüzumsuz bir düzine kelimeler takıp takıştırmıştır. İb..e, g..v.r.n,
Top, yuvarlak , yumuşak, erkek  Fatma vs.. kızlarda yani lezbiyenlerde biraz daha yumuşağızdır neden? Çünkü erkeğe daha çok anlam ve dolayısıyla daha çok kelime yükleriz. Bu dolu egoların altında, hem biz hem bizi sevenler hem de bu toplum kalır.

Kız çocukları bakireliklerini istenilen süre kadar korumadıkları zaman öldürülebilirler. Ne çeşit bir insan nelerle dolu bir kafayla yapar ki bunu. Allahın emri peygamberin kavli olduğunda hiç sorunsuzca kaybolan bakirelik, kişinin bizzat isteğiyle gittiğinde sorun olur.
Nedendir anlaşılmaz. Demek ki konu fiziksel değil zihinsel. Konu baskı. Baskı ne peki? Ego.
Eşeğine tecavüz eden komşunu, namusunu temizlemek için öldüren bir adam bu hale nasıl gelmiştir.
Bizler, evde, okulda, sokakta,askerde vs.. de oldu ki dayak yesek şiddet görsek saklarız.Neden peki?
Şiddet uygulayan kınanması gereken kişi biz miyiz, neden saklarız.

Sevgilimizin bizi aldattığını öğrenmemiz çok ağrımıza gider, bozuluruz neden ayrıldınız dendiğinde beni aldattı demeği hiç istemeyiz. Neden bu kadar eğilir bükülürüz biz mi aldatmışızdır. Neden başkasının suçunu paylaşmaya çalışırız. Çünkü bir şeyler bize yanlış öğretilmiştir. Ve biz bu kadar yanlışın içinde gerçeği göremeyiz.
Tacize uğrayan pek çok kişi de gerçeği saklar söylemez.
“Siirt’te dördü kardeş, 7 ilköğretim okulu öğrencisi kıza 14-70 yaş arası onlarca erkek (100 ün üstünde) tecavüz etti.”  (21.Nisan.2010 Hürriyet Gazetesi’nden)

“ 60 kişi 15 yaşındaki kıza tecavüz etti.”  (11.Nisan.2011 Milliyet Gazetesi’nden)

Bu haberleri gazetelerde okumayı ya da televizyonda görmeyi çok sevmeyiz duymamazlığa gelmek bize daha yakındır. Neden?

Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.



Tarih: 21.04.2011

Okunma: 3461
Paylaş Face
Paylaş facebook
Blog
Paylaş Blogger
Frien
Paylaş Friendfeed
Mysp
Paylaş Myspace
Twit
Paylaş twitter


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısının tüm hakları lezce.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, alıntılanan sayfaya aktif link verilerek kullanılabilir.



Not: Bu sayfalarda yer alan Köşe yazıları ve okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan lezce.com sorumlu tutulamaz.

  Bu yazıya ait yorumlar

  Yorumlayan: MorKedi
teşekkür ederim. ben biraz geçişlerin ani oldugunu düşünüyorum yazıda.

  Yorumlayan: surrealist
Güzel bir yazı, doğru teşhis. Peki çözüm için ne yapabiliriz?

  Yorumlayan: mumlekesi
tebrik ederim. yine çok güzel bir yazı..

  Yorumlayan: MyCat
muhteşem..

  Yorumlayan: Femina
Karışık...
Bir köşe yazısı akla gelen doğruların alt alta yazılmasından daha fazla bir şeydir.
Ama ben biliyorum ki yazanın kendi kapasitesinin çok azını kullandığı bir yazı...
O halde ne yapmalı? Teşvik etmeli.. Hatta kışkırtmalı.. Hatta meydan okumalı...
Hatta kapının önünde toplanıp slogan atmalı: ``Yazamaz ki, yazamaz ki``

  Yorumlayan: MorKedi
:))) sahiden güldürdün beni.hiç tanımadığın biriyle kendi kendine kavga edebiliyor ve kendi kendine probleme sahip olabiliyorsun.hırs yapıp aaa yazı yazmış dur hemen verip veriştireyim diyorsun. o nedenle eleştirilerini ciddiye almıyorum.ama diğer arkadaşlar eleştirirse mutlu olurum, kendim için değil, bir iddiam yok ama okuyanlar daha güzel yazılar okuyabilirler, daha iyi yazarsam.

sana ilk 10 puanı yanlışlıkla vermiştim, ama şimdilerde öyle düşündüğüm için veriyorum.mutluyum,mutlu, mutlu ol:)

  Yorumlayan: MeLeK_
EGO denilen şeyde insanlara takılan bir takma isim degiLmidir ozaman Mantıken..Söylenilen şeyler birbirine cok yakın degil uzak kalmış ..Konu Ego ise eĞer bu insanların eğitimsizliğinden ve kendine güveni olmayan insan kitlesinden olşur..Eğitimi olan ve kendine güveni olan bir kişide bu anlatılan özelliklere raslayamazsınız..Konu güzel ama içinde başka ana başlıklı konulara yer verilmiş...

  Yorumlayan: junior
bu konuda daha fazla bilgi almak isteyenler Sigmund Freud`a Göre Zihnin Oluşumunu okuyabilirler.

  Yorumlayan: sybillius
ego diye bahsettiğiniz şey aslında ``süperego`` . yani toplumun bize öğrettiği roller, yaşantılar vs. ``İd`` doğuştan getirdiğimiz hazza dayalı istekler. oysaki ``ego`` bu ikisi arasındaki dengeyi çok güzel kuran bir benlik. o yüzden sizin bu kadar olumsuz bahsettiğiniz şey ego deil, süperego. son olarak şunu da eklemek isterim ki bence ``süperego`` da bu kadar olumsuz kullanılmayı hak etmiyor. çünkü ``vicdan`` da bir süperegodur.

  Yorumlayan: junior
arkadasımızın da dediği gibi morkedi süperegodan bahsediyor.eger onun dediği gibi egolarımızı bir kenara atarsak ve id ile hareket edersek(buda en ilkel ve kesinlikle doyurulması gereken dürtüler) o zaman bir adam cinsel arzusu geldiğinde bunu kontrol edemez sonuc olarak tecavüz meydana gelir.yani biz id ile yaşasaydık tecavüzler,hırsızlıklar aklınıza gelebilecek her türlü kötülük meydana gelirdi.bunları bastıran ego ise bunun yanlış yada dogru oldugu zamanı ve yapıp yapmamız gerektiğini söyler ve idi frenler.süper ise mükkemmelliyetçidir.herseyin en iyisini ister ve topluma ahlak kurallarına son derece önem verir.sonuc olarak id ile degil ego ile yaşamalıyız...


[Yorum eklemek için tıklayın]